...p, yol sonu, girdap, bir uç ya da dehliz… Etrafımı saran öfkeli kalabalığın nidaları arşa yükselirken kalbime çarpıyor. Zemin, ayaklarımın arasından kayıp gidiyor sanki. Sanki, amansız bir fırtınadayım, sonsuza dek pervane gibi...
“çar” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
çar, çardak, çardaklar, çardakta, çardağa, çare, çareler, çareleri... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...çıplaklığı okurun yüzüne vururken, bir çocuğun başına gelenleri onun bakış açısından okumak her şeyi daha da çarpıcı hâle getiriyor. Natsuki’nin uğradığı haksızlıkların, başına gelenlerin, çocukken yaptıklarının izleri onun ye...
...yoğun bir siyasi manzara. Merkezi, çatlak bir yol, altın yaprakları parçalanmış rüyalar gibi düşen, budaklı, çarpık ağaçlardan oluşan yoğun bir ormanın içinden geçiyor. Arka planda çalkantılı bir nehir, çatışmayı ve ayaklanma...
...samadığınız bir şeyi yapan birine büyük bir öfke uyanışı geliyor, geliyor da nereden geliyor? En son ne zaman çaresiz hissetmiştiniz, PAT, iki günde çözümlenebilecek bir iş size imkânsız görünüyor, iyi de o esnada çözümü neden...
...ak. Acaba Rıfat ne yapıyordur şimdi. İşten çıkmış, ayakları telaşlı, yüzünde o hafif gülüş, ah o gülüş, kalbi çarpıyordur, evine gidiyordur, o çok sevdiği kadının evine, ondandır bu telaş, bir çiçek alsa mı, yoksa başka bir şey mi...
...erede bulmuştur huzuru? İnsan nereye dönünce yakalar kaybettiği hayallerini, düşlerini? Savrulurken modernite çarkının belirsizlik uzamında, kimlere satmıştır, nerede bırakmıştır özünü, benliğini? Nasıl uzaklaşmıştır kendinden,...
13 Ekim 1972’de Uruguay Hava Kuvvetleri’ne ait bir uçak, And Dağları’na çarparak düşer. Yolcuların bazıları kaza esnasında, yaralılardan bazıları da kazadan bir süre sonra hayatlarını kaybederler. Uçaktaki kırk beş yolcudan yirm...
...en kül tabağına sert sert vurması canımı sıkmıştı. İçkisini bir an önce içip evine gitmesini dilemekten başka çaremiz yoktu. Ortamda patronun oturduğu masa hariç dört masa doluydu. Cam kenarındaki masada oturan çift kalkmaya ha...
...alır, biri giderdi bilinmeze. Bazı aşklar hiç yaşanmamıştı. Toprağın dibinde sulanmayı bekleyen tohumlar gibi çaresizdiler. Gün yüzüne çıkmayı beklerken, biraz şans için duacıydılar. Ama ümit edilen olmayacak, şans hiç çalmayacaktı...
Gönlümün ışığı çarpar beyaza, Düşünce özgürlüğüne açar kucak. Bilinmezliklerin ardında iz sürer, Aydınlığa doğru yürüyüş başlar. Bir düş gibi belirir zihinlerde, Fikirler serbestçe kanatlanır. Korkuların zincirleri çözülür, Yü...