...durabilir mi senin çürümüş kokmuş ahlak takıntıların ey insan? Kanıyla yazar, dışkısıyla yazar, duvara yazar, çarşafa yazar, sevgilisinin bedenine tüy kalemlerle yazar, parmaklarını kesersin kalem tutmasın diye, ayak parmakları...
“çar” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
çar, çardak, çardaklar, çardakta, çardağa, çare, çareler, çareleri... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...için; şeker serpti yün yatağın içine, pirinç serpti bereketin bol çocuğun çok olması için, Anita'nın beyaz iş çarşaflarını serdi yatağa. Yatak odasında işi bitince Anita'yı çağırıp kapıyı kapatarak olacakları anlattı kıza. Anita kız...
...bimdekileri günün sertliğine yaraşır bir kahveyle takas edip çıkıyorum. Buz kesen havayı hissediyorum, rüzgar çarpıyor suratıma beni az da olsa kendime getiriyor. Şehrin en ağır kokusunu içime çekerek evin yolunu tutuyorum.
...bana sürekli dokundu, ben sürekli yazdım. Kimi zaman katliam oldum, kimi zaman zulüm. Bir kitap oldum, tarihi çarpıtan. Bir tarihçi oldum, yalan yanlış savundum her şeyi. Bir araştırmacı oldum, araştırmadan insanlara aktardım bi...
...p okumaya başladım. Ara verdim soğumaya yüz tutan kahvemden bir yudum almak üzere ve bakışlarını üzerimde bir çarşaf gibi hissettiğim kadın başladı konuşmaya; "Kitap nasıldı?" diye giriş cümlesini tamamladı, yeni aldığımı henü...
...yayılan gülümsemeyi bakışlarından fışkıran "oh!olsun" memnuniyetini gizlemeye gerek görmeden. Zere hanım kara çarşaftan yayılan bir rüzgar bırakarak arkasında üst kata yöneldi. Şevket aşağıdan gelen seslerin ne olduğunu anlamak i...
...t. Biraz sonra kendine gelen Sadık, kolonya ile ayılttığından Sevgi'yi, Hüseyin'in bedbaht küfürlerle karışık çaresizliğinin tanığıydı ikisi de avaz avaz! Demek ölüm vardı. Yani, kapıyı vurup içeri girmek isteyen bu defa ölümdü. Yağmu...
...farksız. Bir adam düşün; Sadece yaşamak En azından Yaşadığını sanmak Bütün meşgalesi bu. Onun meşalesi Kendi çaresizliği. Onun yolu Çıkmaz sokak. Çıkmaz sokağı Kendi çöplüğü. Hayatı çöp Çöpleri hayatı. Bunun farkında Diğerleri gib...
...or beynine. Yine bir sabah uyanıyorsun lavaboda suyun ısınmasını beklemekten sıkılmış bir halde buz gibi suyu çarpıyorsun suratına seni kendine getireceğine inanarak. Ayaküstü dolaptan kahvaltılıkları çıkarıyorsun biraz peynir, zey...
...ara istemez, almazdı Basir hoca, yardım kabul ederdi, gelen mutlaka yiyecek-erzak getirirdi. Dönerdi tekkenin çarkları hizmetliler arasında bölüşülürdü erzak. Hiç kimse bilmiyordu Basir hoca buraya ne zaman nereden nasıl gelip y...