...il miydi? Unutur muyum hiç” dedi. Elimde anahtar odaları dolaşıyordum. Mutfağa gittim. Yere döktüğüm mercimek çorbasına ağlamamı, soğanları diri kalan taze fasulye yemeğini, fırında unutup yaktığım keki, arkadaşlarım geldiğinde g...
“çor” sözcüğü
2 yazıda 2 geçiş bulundu.
çor, çorabı, çorabımı, çorabın, çorak, çoraklaşmış, çorap, çoraplar... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
Kara bulanması gerekir ayakkabılı çamurların Tarama kaşlarını, dağınık kalsın çoraplar Akıp giden de nehir değil, akıp gitmez düzgün balıklar Birini öldün mü, o biri ölmez Yalnız atlara da üzülme Yanı başlarında erkeksi direkler...
...evin arka kapısından teyzesine belli etmeden sıvışırmış. Dedemle buluşmak için. Kışları kalın kazak ve upuzun çoraplar giymeyi reddettiğinden az daha zatürreden ölüyormuş, kolay sıyırdığını söylerdi. Sonra kahkaha atardı, dudağı...
...çıkmış balıkçı motorlarıyla selamlaşıyoruz. Ağlardan çeşitli balıklar seçiyoruz ve kaptan bize çabucak balık çorbası kaynatıyor kahvaltı niyetine. Gece ne kadar rakı içtik hatırlamıyorum. Çok içtik. Durmadan içtik. Kaptan Muaz...
...vgi dolu bakışlarını, mis kokulu çöreklerini, sakızlı yılbaşı pidesini, Eleni’nin, “Mağiriça,” dediği sakatat çorbasını, renkli yumurtaları, hindi dolmasını çok özlüyordu. O eve has koku burnunda tütüyordu. Eleni’yle aynı ünivers...
.... Yok, hayır... Kimseye zarar verme niyetinde değiliz. Kimden ne zarar gördük ki bu güne kadar? Duygularınızı çorba ettikten sonra onu soğutup içine pisleyen mi oldu, güveninizi sakız misali çiğneyip sonrasında da patlatan mı...
...ilerde mevsim sonbahar Artık yaprak hışırdamıyor gittiği yollarda Şimdi ileride bir ışık görünmez oldu Vardık çorak yoksulluklara İşte bu yenilgidir baştan aşağıya Ve sonra kabulleniş gelir Bir kalem kıpırdar yerinden Utanır...
...ırmış. Neriman Teyzeyi seviyordum. Bana bakarken içimi ısıtırdı. Sırf ben seviyorum diye evden yeşil mercimek çorbasını eksik etmezdi. Okuldan gelince elimi yüzümü yıkar köşe taşı gibi salondaki kanepeye otururdum. Neriman Teyze...
...tım; doğru zamanlama. Sağ tarafımdan gelen iri bir taş parçası camı kırdı. ‘’Savaştayken beş yıl boyunca aynı çorap ve çamaşırla düşmana ateş ettiğimizi bilirim. Ah! Zavallı öteki askerlerden sabah kalkınca kulak kıkırdağının...
...Delikanlının elleri saçlarını sevdi, ince belini kavradı kızın. Bacaklarında dolaştı “Hay senin gibi külotlu çorabın!” diyerek. Sevda, karşılık verememenin çaresizliğini gözlerine yüklediği onu içine alma istekliliği ile göste...