...zamaz kimse bu büyüyü melekler konuşursa o başka! zamansa herkesin yaşlanarak rol yaptığı sadece tespihlerini ölümüne çeken ağır abilerin nefes almadan takvimlerden eylül ayını çaldığı tabii ki renksiz ve sikişsiz Bela Tarr fil...
“ölü” sözcüğü
71 yazıda 89 geçiş bulundu.
ölü, ölüden, ölüdür, ölüler, ölülerden, ölülere, ölüleri, ölülerimin... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...harfler sürüyorum günlerin yarasına Sabahlardan sızmayan kederler isimsiz kalıyor Altı güne sıkıştırdığım... Ölümün... Dedikodusunda... Annem’de kalmış aklımın çürüyen nefesi Bir çocukken almıştım gibi kefenli yıllarını... Vu...
...sonra alışır ve etrafındakileri daha net görmeye başlar. Fakat o an başkaydı, gözleri sesi soluğu kesilen bir ölü gibi donuklaşmış ve içine girdiği ince pikede mırıldanmaya başlamıştı. Ah tek bir saniye gözüm gözünüzde kayb...
...uz. Ankara'dan gitmeniz benim için çok iyi olmuştu çünkü kim olduğunuzu öğreniyor, öğrendikçe birkaç kez daha ölüyordum. Aradan 2 yıl geçtikten sonra Muğla'ya geldim ve dibinizde bulunan bu eve yerleştim. Kazanın etkisinden tanım...
...hanenin boşalan depolarına at arabaları ile erzak taşındı. Hınca hınç dolan erzak depoları gelen erzağın bir bölümünü almayınca, sonradan kullanılmak üzere vakfiyenin diğer depolarına istiflendi. O gecenin sabahı imarethane...
.... Sevgili tanrı aziz rahibine merhamet et! Rahip Abbe de Coulmier rolünde Buğra Koçtepe'yi bu sezon Satıcının Ölümü oyununda izlemiştim. Orada da iyiydi lakin burada olağanüstü. Sade'yi oynayan -hayır oynamıyor Durukan, o olm...
...yarattığım insanlar. Çünkü özgürlüğün kıymetini bilecek kadar tükenmişlerdi. Sevginin de aslında insan kadar ölümlü olduğunu öğrendim. Sanırım iki dünyamla da örtüşen tek şeydi bu. Ama gerçek dünyada çıkarsız, sorgusuz sualsi...
...ı, girdi içeri. Gözlerinin altı bitmiş vaziyetteydi. Bir giz içinde kaybolup gitmişti Belda. Küçücük yerde ne ölüsüne ne de dirisine rastlamışlardı. Aral önce çekindi ama sonra konuya girdi; "Baba, ya Belda'nın bize bir oyunu i...
...rsan herkese bilmez onu kimse O işçi, O insan, O hayat , Ve o yalnızca "1 Mayıs"larda hatırlanan bir dayanak. Ölüm ile burun buruna yaşayan bir kadın ve bir erkek, 1848 Devrimi sonrasında bile hiç değişmedi bu gerçek. Belki...
...nları ellerimi kana bulamadan öldürmek isteseydim, vicdanlarını zehirlerdim. Böylece onlar kendi kendilerini, ölüme terk edebilirlerdi. "Keşke"ler ve "acaba"lar da yaptığım kimyasal silahın mermileri olurlardı. Hiçbir darbe,...