...a fırsat vermedi: “Hadi gel bir yerlerde çay içelim.” Elmadağ’a yöneldiler. Gezi Parkı’na bakan küçük büfenin önüne atılmış üç masa da boştu. Oturdular. Garson çayları bıraktı. Masadaki sessizlik ikinci bardaklar geldiğinde b...
“önü” sözcüğü
21 yazıda 22 geçiş bulundu.
önü, önüm, önümde, önümdeki, önümdekilerin, önümden, önümdesin, önüme... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...e verdiği anahtar geldi. Elini çantasına attı. Belki müsait değildir diye anahtarı çıkarmaktan vazgeçti. Kapı önünden ayrılmadan bekledi. Zili tekrar çaldı. Bir daha çaldı. Kapı duvardı. Daha fazla dayanamadı anahtarı çıkardı....
...manla her yanı işgal etmişti; ardı sıra otomobiller. İsmail Bey ağır adımlarla yürüdü. Soldaki küçük dükkânın önünde durdu. Bakkal Kemal’i selamladı. Ayaküstü sohbet ettiler. Ayrılırken gazetesini aldı, katlayıp paltosunun iç...
...ın köşesindeki esnaf çaycısına kadar gitti ve ocakçıya iki sade kahve söyleyip tekrar dükkana döndü. Dükkanın önündeki boş tabureyi alıp Arsen'in yanına oturdu. Arsen, hiç vakit kaybetmeden konuya girdi. - Osman Ağa, malumun o...
...ayatını renklendirdiğinin farkında değildi. Sabahın değişmeyen tekdüzeliğini bozmuştu. Mozaik kaplı binaların önündeki kaldırıma çıktı Yusuf. Şimdiye kadar böylesine heyecanlanmamıştı. Eczaneyle camcı arasındaki girişin önüne ge...
...arı, çalı dikeni yırtmaçları ve uzaktan çizgiye çekmiş derin uçurumları soruyorum. Hepsi nasıl dümdüz olur da önümüzde su gibi uzanır?" -AHMET BÜKE Olabildiğince uzayan toprak bir yol. Üzerinde yorgun yolcular, adımlıyor bu topr...
...arında birkaç metre kalmıştı. Dursun alnındaki teri sildi, bir hamle daha yaptı, teli olanca gücüyle iteledi. Önündeki engelin kalmasıyla özgürlüğüne kavuşan yağmur suları Dursun’a doğru saldırıya geçti. Adam kendini güç bela ya...
...dim? Böyle bir bilgi yok elimde, dedi. Anladım, dedim. Peki, geliyor musunuz, diye sordu. Bir yandan belli ki önündeki bazı sayfaları çeviriyordu. Derin bir nefes aldım: “Geleceğim.” Artı biriniz, olacak mı, diye sordu. “Bilmiyo...
1870 Senesinin sıcak ve nemli bir Mayıs akşamı Mösyö Lampard'ın dükkanının önünde siyah bir fayton durdu. İçinden, düzgün giyimli, fötr şapkalı iki adam ellerinde siyah meşin çantalarla inerek Mösyö Lampard'ın dükkanından içer...
...Sonra ağaçlar şahit oldu bu ziyarete; yükselmiş otlar, bahçe duvarındaki tuğlalar, kör tıpalı çeşme, çeşmenin önündeki takunya da şahitlik etti bu son ziyarete… “Hoşça kalın,” dedim içimden. “Bir daha görüşemeyeceğiz, bunu hepim...