...oluşturduğu bazı kısımlarının da delindiği mindere oturarak yerini alıyordu. Sonradan kara tuğla ile acemice örülen ocaklık, ben bu eve ait değilim der gibi sırıtıyordu. Her sabah erkenden kalkar, ocaktaki külü karıştırıp gec...
“örü” sözcüğü
2 yazıda 2 geçiş bulundu.
örü, örükleri, örüklerine, örüklerini, örüklü, örüldüğü, örülen, örülerek... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...çekçi ve sarsıcı bir kitap... Daha çok kadının örselenmişliğine, sinmişliğine, sıkışmışlığına, tökezleyişine, örülen duvarların ardında yaşadığı hiçliğine, ayıp-suç-günah sarmalında yolunu bulmak için çabalayışına ve daha pek...
...en tabi Şimdi ben sana soruyorum Kim kimi ne kadar anlayabilir Nana? Anarşizm yordu beni Devlet yordu Kabukla örülmüş adamlar Birtakım yastık adamlar yordu Biraz da Hayyam'ın rubaileri Bu öfkeye, tek başınalığa Çavdar tarlasınd...
...m bu kentte. Dakikaların arkalarından kovalayanı olmaz; kapıların çalanı, içime attığım çığlıkların duyanı... Örümcek ağları kaplar lambalarımın üstünü, bazen geceleri ürpertir yere sızan görüntüleri. Bazen de sevinirim varlıkl...
...ve böcek girmesin diye açamazdı. Yaşadığı bina eski olduğundan pencereleri tahtaydı, bu yüzden tahtakurusu ve örümcek gibi böcekler hızla etrafı sarardı. Fakat bu defa birkaç günün de birikmiş havasızlığı yüzünden her şeyi göze...
...afası bu? Bakma bana öyle mal mal. Kimsin sen?.. Sen ben misin, ya da ben sen miyim? Nasıl bir şey oldun sen? Örümcek kafalı edilgenin tekisin sen!..” Dur durak bilmeden saydırıyor lafları aynaya. Ayarsız, frensiz. Günlerdir ya...
.... Vapuru kaçıracağız. Yarım saat kaldı şurada. Kaçıralım zaten diyecekken sesini bastırdı. Sabahtan sıkı sıkı örülüp başının arkasına bilmem kaç tokayla sabitlenmiş saçlarını açmak geldi içinden. O firketeleri tek tek camdan s...
...tik. İlk kez çay ikram ederken gördüm onu. Renkli yöresel giysiler içindeydi. Uzun boylu. Zayıf. Sarı saçları örülü. Rengini bilemediğim gözleri yerdeydi. Çayları dağıtıp çıktı odadan. Yaşıtları dördüncü sınıftaydı. O hâlâ ok...
...kaçan geline damat olmuş bir hıyar Ya da cacık olmaya çalışarak ömür geçirmiş bir yâr Gülüyorum af dağımdan, görüyorum kel kafanızı Saf çağından süzülüyorum, örüyorum sırlarınıza atkıları Siz hep mi böyleydiniz yoksa böyle miydi...
...cak kan Şeker çalan bir çocuk gibi Gözlerinde can atıyor, ağlama! Yetim mavinin bilge annesi Dumanlı bir tren örüyor Yitik kentin Misket oynayan çocuklarına Avucu terli, ılık Yaprak kımıldamaz gözlerinde, Ağlama! Çıplak ayakla...