...Tepsideki iki bardak çayla salona girdi. Kâmil Bey koltuğunda şekerleme yapıyordu. Yüzüne baktı. Sanki yüzünü örten bir maske arkasındaki tüm duyguları saklıyordu. Bu tarifsizlik yüreğini yaraladı. Uyandırmaya kıyamadı. Çayı...
“ört” sözcüğü
3 yazıda 4 geçiş bulundu.
ört, örtbas, örtebileceğim, örtecek, örtecekti, örtemiyordu, örten, örter... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...kündür çünkü bu duyguların bir anda beliriverdiğine inanırlar ve hatta onlara doğayı gösterseniz ve “Bu bitki örtüsü, bu hayvanlar, kısacası; bu canlılık nasıl oluşmuş?” diye sorarsanız, cevapları yine “Bir anda oluvermiş!” ol...
...anlar çıldırmış olmalı” Bana bu cümleyi kurduran Beni ağlarken düşündüren gördüklerim idi Bi koca tabut üzeri örtülü, Bi koca tabut içi soğuk dışı sıcak Bi koca tabut tüm yaşamı biten ama yaşayan Ve ardında tabutun fotoğrafını...
...öyle bir oluşturmuştur ki, mücadele döneminde yazdığı siyasi romanlar ve çalışmalar, kadın kimliğinin üzerini örtmemiştir. Adıvar’ın edebiyat kimliği 1910’lu yıllarda Ziya Gökalp, Yusuf Akçura ve Ahmet Ağaoğlu gibi isimlerle Türk O...
...ıl yapmak olan anneannem, gururla getirirdi onu masaya. Üstündeki gerdeğe girecek gelin görümünü veren dantel örtüyü kaldırmakla başlardı seremoni. Yüzgörümlüğü ise bir kibritti. Aşkla yanmak buydu işte. “Gelmezse yanarız!” di...
...ım için. Ağzıma dolan topraklarda bile sanki tarçın tadı vardı. Annemin ölümünden beri giyindiğim tepkisizlik örtüsü bedenimden düşmüştü. Hıçkırıklarım birbirini takip etti. Boğazımdan önce kim çıkacak yarışı yaptı sanki. Ağla...
...ksulluğu. Bir göz odada, içerisine doğru dürüst odun atamadıkları sobanın etrafına yan yana oturup, üstlerine örttükleri yorganlarla ısınmaya çalıştıkları o günleri silemiyordu hafızasından. En korktuğu iki şeyden biriydi artık üş...
...rinden, inceliği beni büyülüyor mu yoksa korkutuyor mu bilmiyorum, saçlarına kadar uzanan ve bomboş caddeleri örten karın beyazlığında bir ten, telgraf tellerine dizilmiş güvercinlerin altını çizen parmakların, çocukluğum ve...
Gecenin ağırlığı ile zorunlu bir hayata uyanmaktır yaşam. Güceniklik ve kırıklık, gülümsemelerle örtbas edilmiş. Karşı koymalara kapalı, her şeyi olduğunca kabul etmelerle. Yaşam; mutfakta ocakta kaynayan çayı apar topar içip...
...yordu şimdi. İşte o gün anlamıştım. Ölmeye hevesli olmak bir tutkuydu. Bilinmezliğin verdiği korkunun üzerini örtecek kudret, yarına olan inançsızlıktan geliyordu. Bundan sonra hiçbir şeyin iyi olmayacağını düşünmeye başlayınca...