Üç sokak ötede bekleyip duruyordu Görünce ansızın bir uğultu sarhoşluğu Yokuş aşağı/ belki kördüğüm kaçamak Ey zamanın akranındaki o damgalı yüz Bir utanç gibi döküyor yaprağını -Bahçemdeki ağaç Sonra darmadağınık bir akşamüs...
“öte” sözcüğü
43 yazıda 48 geçiş bulundu.
öte, öteberi, öteberileri, öteberiye, öteberiyi, ötebiliyordu, ötecekti, ötecektir... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...am. Bu felaket kötü bir şey. Düşünsenize, bir gün pembe bir gökyüzünün altında kayan yıldızları izliyorsunuz, öteki gece mesai bitimi, gecikmiş bir hâlde, iş yerinizden evinize koşarken kapkaranlık gökyüzü yarılıp üstünüze ba...
...yaşama alanını yönet, senin ve etrafındakilerin refahını sağla, güzel hislerle dolu bir hayata sahip ol ve az ötesinde de güzel bir elveda... Günümüzde yapılan tüm işler bu anlayışı prensip alıyor. Belirli meslek grupları kurulu...
Denizi hissediyordu ve ötesi yok. Kayalıkların hemen yanıbaşında bir iskemlede oturuyordu. Masa eşlik ediyordu suyun hırıltısına. Ufak bir gıcırdama. Bir martı ses verir belki. Zaman öylece geçip gider. Çayından bir yudum ald...
...acağın, yaşadıkları ülkede dört mevsim birden mevcutmuş. Başka ülkelere yolculuk da edebilirlermiş. Hepsinden öte, konuşabilirlermiş. Ama bizim gibi değil. Gözleriyle değil. Dudaklarının arasından havalanan sesler olurmuş....
...k için öldürtür evlat. Tek bir ses için dünyayı dolaştırır, tek bir an için yeri göğü deldirir ve yine evlat. Ötesi yok. Olamaz. Duygularıma esir olup açıyorum telefonu. “Aşkım sana seslenen biri var burada. Rüya, hadi tekrar...
...izleme ile üst üste binen görüntülere eşlik eden karakterize müziğin sert notaları Truffaut’un, Hitchcock'tan öte gelen Herrmann hayranlığını ele verir düzeyde. Müzikle görüntülerin valsi yer yer gerçek bir Hitchcock filmi...
...esiz ama yine de umutlu… En heyecanlı kavuşmalarda, en ağlamalı ayrılıklarda şehirden şehre değil de hayalden öteye gittiğim otogar sohbetlerini düşünüyorum. Yeraltından gökyüzüne tek nefeste çıktığım mutluluklarıma gülümsüyo...
...başında beni dibe çeken de oydu.” Eliyle alnına şaplak attı. Bunlar, tanrıya anlatılmaması gereken şeylerdi. Öte yandan, o her şeyi bilmez miydi zaten? “Bilir,” dedi tanıdık bir ses. Eski dostu gelmiş, koltuğun ucuna tünem...
...sırtımdaki yüklerle cebelleşmek. Yok saymayı öğrenmek. Biz neler gördük, bu da geçer diyebilmek... Sabrın da ötesinde, boş vermek… Boş vermek... Sen kızarsın bu kelimeye, haddinden çok. Çünkü sen en iyi sızlanmayı bilirsin. İçi...