...ibi bir mutluluk aradık durduk. Mümkünatı olamayan mısra, toplatılmaya hazır bir kitap gibi... Gözyaşları ile ıslanmasın dedikçe dünya, yaşlarla, kanlarla ıslandı. El ele verelim derken bir daha tutunamazcasına ayrıldı ellerimiz....
“ıs” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
ıs, ısaacin, ısabel, ısabelde, ısabelden, ısabeldi, ısabele, ısabeli... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...çınarın akıl almaz heybetine sahipti. Yüzünde ise hafif bir gülümseme. Yanakları bir çocuğun anne aşkı kadar ıslanmış... Biz ise; tüm kainat susmuş adamı izliyoruz. Tek bir hareketini bekliyoruz. Sadece tek bir hareketini... Ye...
...fenerin cılız ışığının hareketiyle fark etti. Derin bir nefes aldı. Kapısı yarı aralık odaya girdi. Ellerinin ıslaklığını eldivenin içinden hissediyordu. Silahına susturucuyu zorlukla taktı ve Yeşim’in şakağına doğru yaklaştı. Teti...
...dan da tarihin tozlu raflarına şöyle bir göz atıyoruz. Güneş doğarken güçlü olmaya, enerji toplayıp, ısınmaya/ısıtmaya çalışıyordu; gün yavaş yavaş sonlanırken ateşli, coşkun güneş bütün ihtişamıyla güne gözlerini hayranlık uyan...
..., yumuşak ılık bir bulutta yatıp alemi seyrediyormuş gibi yüzü mutlulukla kutsandı. Güneşin İstanbul'u ılıtıp ısıtmak konusunda cömert davrandığı pazar gününün tamamını Nuri'nin neler yaptığı ile ilgili ayrıntıları dinleyerek g...
...nde hava hep değişirdi. Boş bir tenekem ve bir kutu kibritim vardı. Dışarıdan biraz dal toplayıp ateş yaktım. Isınırken düşünmeye başladım. Üst sokaktaki kızı düşündüm. Çok güzeldi. Onu görmek için bir zamanlar sıklıkla orada tak...
...kapı. Kahvaltı sofrası hazırdı. Yeni bir gün doğmuştu, en uzun gündüz yaşanacaktı, ağaçlar meyve verecek, su ısınacak, insanlar terleyecek, tıka basa ulaşacaktı insanlar. “Hoşgeldin” dedi dudakları, “iyi ki çağırdın” dedi diğer...
...li oluyordu. Bu film, Godzilla Filmlerinin üçüncüsü olma özelliğini taşıyor. İlki 1954 yılında Japon Yönetmen Ishiro Honda tarafından çekilmiş. İkinci çekim, 1998 Yılında Amerikalı Yönetmen Roland Emmerich tarafından gerçekleş...
...getirdikten sonra karşısındaki çöp kutusuna atıyordu. Kimi zaman hedefi buldururken, kimi zaman ıskalıyordu. Iskaladıkça gülüyor ve yazmaya devam ediyordu. Kalpsiz adam, kadının kağıt ve kalemle mücadelesine dalmıştı. Bir kahkaha...
...ya, masa benden küçüktü Eğdim boynumu, çıktı sırtımda yazı kamburu Ellerim üşürken girdiğim bu yerde, yazarak ısınıyordum Bu kez zaman ellerimden kaymıyordu. Başımı döndüğümde geçen tramvaylara el sallıyordum.