Zaman, ne kelime anlamıyla ne değil. "Q: It is an unknown, Captain. Isn't that enough? Jean-Luc Picard: If you'd earned that uniform you're wearing you'd know that the unknown is what brings us out here." -Star Trek: The
“ıs” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
ıs, ısaacin, ısabel, ısabelde, ısabelden, ısabeldi, ısabele, ısabeli... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...uk birbirimize. (…) Çoktandır seni doya doya öpemedim. (…) Her seferinde dudaklarının acıdığını söyledin. (…) Israr etmedim. (…) Kahve yanığı dedin…” Kadının sözleri lodosa dayanamayarak savrulup uzaklaştı. “Beni artık sevmed...
...ihtiyacı vardı. “Rakı, şişesinde balık olsam!” Yolu, uzundu. Bedeni dinçti ama ruhu... Ona sormalı bir de, bu ıssız yolda, gecenin karasında kalmış yalnız kaldırımlara eşlik etmek istiyor muydu? Ruhu, bu ağırlığı, bedenini, k...
...misali… Ne parfüm kokacak, ne de ter… Buram buram dişilik dolacak insanın içine… Üzüm karası gözleriyle içini ısıtacak… İki gözüm kör olsun ki hoş kadın vesselam… O da gelemedi bir türlü. Mesai bitmek üzere. Lanet müdür bütün an...
...aç nefes daha yaşam çekmek istedi, kendisini bekleyen sayfaya çevirdi gözlerini. Heyecanlandı. Hayat fışkıran ıssız sahilde kumsala en cilveli hâliyle uzanmış kadın edasıyla dizelerin üstüne habersizce konuvermiş dalgalı sarı...
...oşluğa sevgilisini ararcasına. Dördüncü "anne" dedi gülerek "haklıydın" dedi. Bir ben kaldım kıyametten Oklar ıskaladı, füzeler es geçti, mermiler tanımadı bile bedenimi. Atom mantarları açtı göğsümde Nefesim bana mısın demedi....
...tın sen?” “Öz… Özür dilerim. Ben hep alt ranzada yatıyorum. Yine aynı yerime geçtim.” Gözyaşları bütün omzunu ıslatacak kadar kucakladı küçük kızı, içinde çıkan derin yangınları söndürerek… Kahvaltıyı büyük çam ağacının gölgesind...
...et oldu. İkincisini de içtikten sonra malzemelerini sırtına bağlayıp şeritle yavaş yavaş kör karanlık kuyunun ıslak duvarlarına tutuna tutuna indi. İndi. Bir süre takırtılar geldi ama zamanla kesildi bu sesler. İbrahim, benzi...
...yürü. Sokağın sonunda solda İrfan Apartmanı’nı göreceksin. 5. Kat” Gittim o büroya ben. Karanlık, gri, soğuk, ıslak bir kasım sabahıydı. Gittim. Ya da bilmiyorum ekimdi belki ama gittim. Kim bilir belki eylüldü girdim o eşikt...
...gittiğimiz spotçuya gidip onu rahatsız etmeyi, kahvesini içmeyi unutma! Ben yokken sakın o parkta tek başına ıslanma…” ile başlayan bir sürü uyarı dolu sözleri kafamın bir köşesine tekrarlaya tekrarlaya kazıdı. Vedalaştık, sar...