...izce kalkıyordu çivilendiği koltuğundan. Sağ elinde dürbün tutma yorgunluğu, sol elinde ateşi geçmiş şehvetin ıslaklığıyla… Sonra atıyordu yine kendini alkolün uyuşturan, unutturan kollarına ve kadehini kaldırıp sitem ediyordu mor p...
“ısla” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
ısla, ıslah, ıslahevi, ıslahı, ıslak, ıslaklık, ıslaklıkla, ıslaklığı... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...bir ilkellik Ruhum hala yerleşik değil Savruluyor göçebe bir halk gibi Bir bulut anlatıyor beni Yalnızca beni ıslatıyor gözleri Tek bana doğmuyor güneş Beni hiç anlamıyor yaz mevsimi Aklımda Orta Çağ’dan kalma bir cehalet Evimde...
...rku keder ve sonra ürperti Umutlar ölüme gark eder Çürümüş bedende sonlanır kader Ve gözlerde bütün bir hayat ıslak… akar Karanlık, yalnızlık ve sonra ürperti Ruhlarda tarifsiz acısı anıların Algıda akışı hızlanır sanki zaman...
...n de onun elini bırakmaya çalışıyorum ama olmuyor, sanki ellerimizin arasına yapışkan sürmüşler. Zaten terden ıslandı hep, böyle olunca çok utanıyorum babamdan. O bana hep cesur oğlum diyor. Beni çok seviyor. Büyüyünce ben de b...
...arasını çıkardı. Boncuk boncuk terlemiş olan, yakından bakıldığında ufuk çizgisini andıran dudakları sigarayı ıslattı. Ancak altıncı denemesinde yakabildi sigarasını. Bir süre öylece durdu. Elinde, tüm düşünsel aktivitelerini d...
...halhal bileğe? Ve kaç defa acırdı Halık; halime. Şimdi gönül, yasaklı bir hınzır, Hudutlu bir harem. Bu kadar ıslah edilmemiş ibad varken, Katlediliyor yürek, menzilinde sızı; içten. Cebimizde kesilmiş makbuzlar, gündelik işl...
Kuvvetli fırtına sonrası oluşan bir toz bulutunun çırpınışıyım ben. Rüzgârını yemiş, yağmuru ile ıslanmış, soğuğunu iliklerine kadar hissetmişim. Hissetmişim, hissizleşmişim de. Gökyüzünün efendisi heybetli bir kartal değilim ki...
...a aldım. İki kırmızı üç tane de normal... Denize doğru sürdüm. Yağmur bir saat kadar önce dinmişti. Her taraf ıslaktı. Sahilde çok az insan vardı. Sağlıklı yaşam meraklısı birkaç tip, yiyişecek dört duvarları olmayan ucuz sevgi...
...belki açar. Çaresizce kalkıyor yerinden yaşlı kadın. Meleğin kapısından Günel’in kapısına kadar gözyaşlarıyla ıslatıyor betonu. Melek kapının gözünden izliyor olan biteni. Günel’in kapısı kapandığı gibi ayrılıyor kapının önünden....
...rim yok dedim. Yakamoz ışığı gibi bir ışıkta baktım suratıma. Gördüm kurumuş dudaklarımı, kızarmış gözlerimi, ıslak yanaklarımı, gördüm... Acıdan, hissizliğin sarhoşluğuna erişmiş; bomboş gözlerle baktım aynada kendime. Mecal...