...yor. ‘Kalbinin sesini dinle sayın yalnızlık’ diyorum. Yine susuyor. Eskiden, bizi laflarıyla enkaza hapseden, şimdi sessizliğiyle boğan çakal, sayın yalnızlık… ‘Kalbimin yükü ağır belki bu yüzden olmuyor’ diyor. Kocaman bir k...
“şim” sözcüğü
1 yazıda 2 geçiş bulundu.
şim, şimal, şimalden, şimali, şimdi, şimdide, şimdiden, şimdiki... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...aşamak, bu tezat bile gözünüze tezat gibi görünmezdi. Ormanla ilgili bu kadar yüce düşünceye sahip olsa bile, şimdi açlıktan guruldayan karnıyla gözü şişman ren geyiklerinde olan aciz bir insandan fazlası değildi. Önü yosun t...
...ar projesiyle gittiği Afrika ülkelerinin acı tablolarından bahseder, resimlerini gönderirdi. Her konuşmamızda şimdikilere nazaran daha şiddetli sancılara gark olurdum, kavurucu bir ateş, kalbimi yakar, sol bacağımın titremesine man...
...daş sinsi öfkeli bir yağmur başlıyordu şimdi de. Ve işte kıyamet şimdi başladı… Gökyüzünün koyuluğu her çakan şimşekle daha da kararıyordu. İşte kral hareket etmeye başladı. Önce soluna sonra sağına baktı yavaşça. Ellerini havay...
Şimdi bir odada oturup beni bekliyorsun eskisi gibi körpe heveslerin her şey dün başlamış gibi izliyoruz önümüzde ne varsa sessizce bir bakmışsın yan yanayız en uzaktayken bir bakmışsın susup izliyoruz öylece iki satırın beli...
...gözünden nasıl görünüyordu acaba bu yeşillikler, bu dünya? Artık kırk yaşını dolduran, kocaman bir yetişkindi şimdi. Doğduğu bu coğrafyaya olan merakını yenemeyip yaklaşık bir buçuk gün süren zorlu yolculuğunu tamamlamıştı. G...
...ni bir sahilde düşünmek istedi gözlerini kapayıp. Uçak diye bir şey vardı ne gerek vardı böyle bir yolculuğa. Şimdi denizin ortasında deniz kenarı hayali gibi saçma bir duruma düşmezdi. Ah Metin diye içinden geçirerek yan tar...
...beni katran karası duvarlardan özgürlüğe çıkaracaktı. Buraya ilk geldiğimde yirmili yaşlarımda henüz toydum. Şimdi, yaşlı ama bıçkın bir delikanlıyım. Yemeğe doyamadığınız, lezzetli köfte yapan bu eller şimdi nasırlı, sözde...
...lık, bu kasvetli, bu tavanı basık, bu camları bir düşten daha buğulu hapishaneye neden geldiğimi hatırlıyorum şimdi. Neden hatırladığıma hayıflanıyorum. Etten, kırmızı, uçsuz bucaksız bir mezarlık oldu yüreğim. Kaç sevdiğim y...
...benim çayı unuttun mu?” Yan masadaki ihtiyarlardan birkaçı laf attı. Gülüştüler. Aceleleri yoktu. Bu sahneyi şimdiye kadar kim bilir kaç kez tekrarlamışlardı. Kalabalık sehpanın uzağında oturan gri cüppeli, sarıklı ihtiyarın e...