...amadığı o yorucu kitapları usanmaksızın aradı. Akrep sabahın altısına yaklaşıyordu. Yemek masasına keyifle ve acele etmeden oturdu. Cümlelere harcanan emekle büyülendi, bir yandan da zeytin, peynir ve çayla kahvaltı etti. Dış...
“acele” sözcüğü
28 yazıda 30 geçiş bulundu.
acele, aceleci, acelecidir, aceleciliğine, aceleciydi, aceleciydim, aceleciğinin, aceleleri... eşleşmeleri dahil edildi.
...r yüzle içeri girip, “Annem kakaolu kek gönderdi size,” dedi. Kutuyu Nuriye’nin eline tutuşturup geldiği gibi aceleyle çıkıp gitmişti. “Demek sen de suçluyorsun beni Galip abi. Öyle olsun bakalım.” Çetin ellerini çenesine dayamı...
...caklığını kaybeden coğrafyamızda; uykuya hazırlananlar, göçe kanat çırpanlar, yaklaşan kış öncesi yemeklerini aceleyle yuvalarına tıkıştıranlar ve daha niceleri var… Aydınlık sabahlarımızı yitirdiğimiz bu mevsim, hüznü çağrıştır...
...Ana caddeye ulaştıklarında yeşil ışığın yandığını gören araçlar adeta yerlerinden fırlamışlardı. Başkomiserin acelesi vardı. Yayalara yeşil ışığın yanmasını beklemeden kendini araçların arasına attı. Yükselen korna seslerine al...
...u bozuk enstrümanın ölümü. Tuzun eli kulağında, ki ne fayda. Yaramda şimdi bir asır acı gömülü. Hangi sona bu acele? Hangi açlık tetikliyor arzunu, hızla varmak için ecele? Ölmüşün ruhunu arıyor, aşkı bilmeyenle meşk ediyorum...
...dü. Kalan para, Mercan’ın ıslak pantolonun cebinde iyice eriyip kayboldu. Vakit, eve dönme vaktini geçiyordu. Acele etmeliydi. Bu saatte son otobüsü de kaçırmamalıydı. Otobüs kaçarsa bu yorgunlukla, bu ağır bedenle eve yürüme...
.... Adımlarımı sıkılaştırıyorum. Artık kayıp düşmekten de korkmuyorum. Fırının içi cennet. “İki ekmek” diyorum, acele etmeden. Fırıncı çırağı sırıtıyor: “Düştün galiba.” “İki tane de çikolatalı çörekten ver.” diyorum cevap olar...
...Serap’ın imdadına garson yetişti. “Bu sizin az şekerli kahveniz” dedi, fincanı ve su bardağını önüne bıraktı. Acele etmeden masanın karşı tarafında geçti. “Bu da sizin sade kahveniz” dedi, fincanı ve buğulanmış su bardağını ö...
...na baksam,” dedi. Oysa tatlıyı hemen yemeğin üstüne yemek âdeti değildi. Sanki yılların hasretini dindirmenin aceleciliğine teslim etmişti kendini. Gülsüm tabağa iki dilim revani koydu, uzattı. Kâmil Bey’in yüzüne vuran duygulara ort...
...e. Yine aynı saatlerde geçiyor kapımın önünden sırma saçlım. Nasıl da savuruyor saçlarını rüzgâra karşı. Öyle aceleyle nereye gidiyorsun her gün, bir bilsem. Sorsam diyorum, insem aşağıya bir koşu. Kessem yolunu. Böyle balkondan...