...kötülüğü her defasında vücuduma pompalayan kalp bile acırken bana, beni iyilikten uzak yaratan Tanrım hiç mi acımadın bana? Ah keşke yerimde olabilsen, bu yaşadığım onca acıyı sen de yaşayabilsen keşke. 1 saat sonra senle de bu...
“acıma” sözcüğü
10 yazıda 12 geçiş bulundu.
acıma, acımadan, acımadılar, acımadın, acımak, acımalarınız, acımamızı, acımamıştı... eşleşmeleri dahil edildi.
...b-i ömrü hayatım de, sakinleşmesi gerek, aşkım de, yok aşkım deme aşkım demeye kalkınca aldın ağzının payını, acımasızlık? Acımasız olmakla suçluyor beni, acımasız mıyım? Başlangıçta çok üzdüm onu haklı ama sonra...Sevdi, sevdi ben...
...ip meydanlarda ‘Bakın ahali bu saçından tuttuğum tuhaf mahlukat şeytanın kölesi’ diye taşlatırım da. Bunu hiç acımadan yaparım, zerre merhamet duymam. Hiç ağlamam bile, hiçte ağlamadım zaten. Ama birazcık üzülebilirim herhalde…...
...inceliğimi örtüyor, seçilmiş yalnızlık donuk bakışlarımda. Ve ben yine, en zayıf yerimden vuruluyorum. Zaman acımasız küçük. Bir hasret ki sorma eskiye, yeniye gücümüz yetmiyor. Yıllar geçtikçe, yerimizde sayar olduk. Adımlarım...
...ımasızlığını evde de konuşturuyordu. Tıpkı bir askeri düzen hakimdi tüm eve. Çocuklarını hayatın zalimliğine, acımasızlığına alıştırmak istiyordu, bunun için zalimlik göstererek zalimlikten korumayı hedefliyordu neticede. Annesi sırad...
...duygusu ile doldu. Aynı zamanda kontrol etmeye çalıştığı bir öfke ile. Geçmişin tüm öfkesini kusacaktı, durdu acıması, merhameti daha ağır bastı. Hiçbir şey yapmadı, sadece sessizliğini korudu. Sessizliği sesin anlamsızlığından...
...boğulan insanlar olup çıkıyoruz yani? Cebimize girecek iki kuruş için köleliği kabul ediyor ve nesnelliğin o acımasız dünyasında yaşamayı mı seçiyoruz? Hayır. Hayır, çaresizliğin tadı hala damağımda. Öte yandan, nesnelliğin ins...
...hışımla. ‘’Varoluşun kadar gerçek hatta ondan daha da gerçek olan ölümü nasıl reddedersin.’’ Karanlık oldukça acımasızdı. Acımasız oluşu ezeliydi ama bu kadar bilge ve sakin olması Marmion’un hatasıydı. Karanlıkla bütünleşen Marmi...
...acıtıyor aslında. Kalbi buraya ait. Ama kimse bilmiyor. Yirmili yaşlarının başında ayrılmak zorunda kaldığı, acımasızca söküp aldıkları bu yere o kadar ait ve o kadar ait değil ki. Tenha bir sokağa bakan minicik pencere önünde di...
...diğimiz bu binada üç kişiydik ve ölmesi gereken ben iken, benim dışımda iki kişi ölmüştü. Hayat işte bu kadar acımasızdı. Ve artık ortada bakılması gereken bir kız çocuğu vardı. Bir ailenin yok olmasına neden olmuştum. Bir kızı da...