.... Küçülmüş mavi gözlerinden akan yaşlar pardösüsüne düşmeye başlarken yüzü daha da karardı. Yaralı yıllarının acısını suratına taşıyan derin kırışıklıklar onunla birlikte bağırdı. - Ben nasıl oldu da göremedim o lanet şeyi ağzı...
“acısını” sözcüğü
31 yazıda 33 geçiş bulundu.
acısını, acısının, açısını eşleşmeleri dahil edildi.
...e odadaki kişilerden birisinin de "Oha, çok acımıştır! Acıdı mı lan?" dediğini düşünelim. Karakterimiz burada acısını paylaşmak yerine; "Kalbur üstü pervane, vur dibine dibine..." , "Transfer dönemi de kapandı be, Hacı Dayı." ,...
...ediğim istikamet renkli yönlere; Paslı bir trenin derdinden anlamayan otobüsler gibiydi sanki bozkırlar o an. Acısını kanatlarına saklamış rüzgârgülleri gibi döndüm sonsuzluğunda dünyanın. Uçan kuşlara selam gönderdim, dumanlar...
...yerden devam etmemizi söylerken diğer tarafımız acıyı en derinlerde yaşar. Kız yine ikinci seçeneği seçmişti. Acısını hayatını sürdüremeyecek kadar derinde yaşıyordu. Kız, evden çıktıktan sonra adresi hafızasında canlandırmaya...
...a entegre oluruz. Fakat gel zaman git zaman bazen birilerimiz sıyrılır çıkar, kendisini değiştirir veya bakış açısını, işte o zaman başlar azap ve kıyamet. Tartarus çukuruna hapsedilse daha iyidir onun durumundan; çünkü hiç kim...
...yaparak, "satın alarak" elde etmeye çalışıyor ve kaybedenlerin dünyasında başarıyor da. Elde edemediklerinin acısını ise Du Pont'ların ilk sattıkları şey olan barut ile alıyor. Mark ve David akvaryumdaki balıkları, bu zengin ş...
...z bir lanete hapsolmuşsun. Seni şimdi bulmam lazım. Bileklerimi kesmemem için ya da seçmek neyse ölümlerin en acısını.. Bir sebep söyle! Neden sebepsiz kan arzuları için, bin cami yıkmak günahını taşıyoruz omuzlarımızda? Bir se...
...Annem’de kalmış aklımın çürüyen nefesi Bir çocukken almıştım gibi kefenli yıllarını... Vurdum-duymaz duvarlar acısını dinliyordu Mahçup güllerin... Soldurmuş... Yanık... Sus’luğunda... Yüreğini neşterle bezeyen bir karanfildi o...
...az kuytularda tedirgin bir kediyi oynatıyordu ışıklı bir yumakla küfür ediyorduk beşer onar gruplarla sıratın acısını geçmeden biliyorduk ağlamıyorduk sadece susuyorduk susamak susmayla eş değer yazılsın satır ortalarına arabes...
Belda canının acısını değil acıttığı canları düşünüyordu artık. Yaptığı hataların sonucunu aradan yıllar geçtikten sonra görüyor ve cezasını çekiyordu. Ama söyleyemezdi tüm bu olanları susacaktı, her ne pahasına olursa olsun......