...e birkaç saniye sonra, gittikçe ağırlaşıyor, tamamen değişiyor, onu tanıyamıyoruz ve bitiyor! Ya da ilerideki ağacın dalındaki bülbülü farz edin; ruhunuzu kutsayacak ve kendinden geçirecek kadar derin, anlamlı olan şu sesiyle...
“ağacı” sözcüğü
43 yazıda 58 geçiş bulundu.
ağacı, ağacıdır, ağacım, ağacımdaki, ağacımla, ağacımın, ağacımız, ağacımızın... eşleşmeleri dahil edildi.
...reye saklanmış, ben kimim? Suçun saati olsa belki cevaplayabilirdim. Ama yok. Bayram, seyranı da yok. Yılbaşı ağacı, aile yemeği falan hiç umurumda değil. Ya da bir kandil mesajı okurken başıma neler geleceğini kestirmek kola...
...üşüm - Enes Eroğlu Masumiyet Hikayesi - Bedirhan Altın Müsterih - Süleyman Güler Nöbet - Ahmet Gözde Portakal Ağacı - Onur Kılıç Sayın Yalnızlık - Tutku Kaynarcı Yıldızlar - Alperen Şenol Yuvarlak Masa - Siyah Horoz Editör: G...
...i ucuz botlardan yanaşır acil vapurlar Üşür ne garip ki evleri yanan insanlar Hayatımda hiç görmedim portakal ağacını Binaların arası soyulmuş kabuklar Sinirli burunlara vurur gün ışığı Asılı bir güneş beni hiç görmedi Camlarım...
...ikleri için hoşuma gidiyor bu sedirler. Camlar ahşap ve yukarı kaldırılarak açılıyor. Buradaki gibi bahçedeki ağacın dalları da cama değiyorsa bir ömür yaşanır o evde diye geçiriyorum içimden. Balkona çıkıldığında enfes bir do...
...gün neden bu kadar önemsediğime şaşırıyorum. Son cümlemi de yazıp kâğıdı ikiye katladım. Şişesinin neden çam ağacı şeklinde olduğunu merak ettiğim (köyde yaşayan annemle babam ayda bir eve geldiklerinde, her seferinde boyunl...
...ıysak- filizlenirse nur topu gibi acılarımız olacak, hayatım boyunca ancak kafamın içinde büyüttüğüm portakal ağacını dik olur mu, meyvesini çocuklara dağıt, sen yeme, biliyorum geçmez kursağından bensiz. Aileme bir şeyler bıra...
...kşamsefalarını, papatyaları selamlayarak ormanın içinde yürüdü, gerektiğinde de süründü. Rüzgâr eserken söğüt ağacının uzun yapraklarına asıldı ve rüzgâr bitene kadar da orada sallandı, biraz şekerleme yaptıktan sonra da ormanda...
...yordum ta ki onu görene kadar. Bu sefer hemen tanıdım onu, on iki yaşındaki halim... Bir gül bahçesinde, meşe ağacına kurulu bir salıncakta sallanıyordu. Bahçenin kapısını aralayıp içeri girdiğimde kızaran yanaklarımın üzerine...
...prangalardan bu kadar patikalarına kızgın alevler serilmişken susuz/yurtsuz kalmış bir abdalın öyle bir çınar ağacın gölgesine oturmuş sessiz sedasız ve derin bir hu çekerek Yazan: Yunus Karakoyun