...n, Dalgalanan, vücudum tenim Hangi ağaçtan doğdum, Ayrıldım, savruldum gökyüzüne Hatırlamam Parça parça yeşil ağaçları Dalları kurumuş dostlarımı Derelerinde yüzdüğüm Denizlere aktığım suları Evlerin köşe başlarından Pencereleri...
“ağaçla” sözcüğü
2 yazıda 3 geçiş bulundu.
ağaçla, ağaçlar, ağaçlara, ağaçlarda, ağaçlardan, ağaçlarla, ağaçları, ağaçlarım... eşleşmeleri dahil edildi.
...gazete kağıtlarının üzerine uzanmış. Kaplumbağa misali elinde taşıyor yuvasını, gazetelerini. Sol tarafımda, ağaçların arasında gizlenmiş bankta, hayat yolunun yarısını geçmiş bir adam ve kadın oturuyor. Birbirlerine sarılmışlar...
...larken yüzünde gülücük hazırlıyor. Açılan kapıdan iki kocaman göz bakıyor genç adama. Köyünün sulak yerindeki ağaçlara gün vurduğunda can eriklerinin parladığı gibi parlayan gözler. Kadının kulağında telefon; içeri girmesini işa...
...a o zaman aynası kırılmış, annesi toprak olmuştu. Sonra bacaklarından avuç avuç et kopmuş, kan sızmıştı söğüt ağaçlarından. “Meşhur bir hikâye var, biz çocukken çeşme başına kovalarıyla biriken kadınlar anlatırlardı. Ayı ile Fatma’n...
...m, ona kavuşmaya henüz hazır değildim. Sokağımız sadece bahar geldiğinde ışıldardı, pembe, mor çiçekler açmış ağaçlar ile. Son bir kez Sırça Apartmanı'nın beşinci katına, ona baktım, kalbimin en derininde istediğim tek şey ona...
...işini bir bekçi gibi beklemektedirler. Haliç metrosundan geçerken, tramvayla geçerken ya da otobüsle geçerken ağaçların arasından yükselen Yangın Kulesi ilk olarak 1749 yılında ahşap olarak inşa edilmiştir. Fakat 1774 yılında büy...
...atılmayan şu koca şehirde dalaşacak, kavga edecek bir Allah'ın kulu yok diye hıncımızı çöplerden, banklardan, ağaçlardan çıkartıyoruz. Neyse ciğerim, artık döve döve mi dersin dövüle dövüle mi ben bilmem, bu kıyılara kadar düşüyor...
...aadet Bir minik yetim kadar Bu sonbahar Şiirler de pek yersiz Sanırsın aksak bir ceylan Yahut bir körpe filiz Ağaçlara can uzatan Mısralar değil Biziz, biz Yazan: Fatih Mehmet Araz
...can çekişen gölgesinin dibine uzanıyor. Ayak parmakları bir parça küle değiyor. Yumuşacık kül, Anuş’un söğüt ağaçlarının serinliğinde ürperen teni gibi. Sessizliği Anuş’un sessizliğine karışıyor. Gürültüyle kırıyorlar kapıyı ama M...
...arı umursamadığını da söylüyor-pek fazla yürümüş ve koşmuş olsa gerek ki gri renkli şehirden çıkmıştı, upuzun ağaçlar ve görmediği kadar mavi akan bir sürü ırmağın içinde, ormandaydı. Düğün çiçeklerini, akşamsefalarını, papatya...