...asına hücum eden altı kaşık. Tencerenin dibinden tak tak sesi gelmeye başlayınca şilteleri katlayan anneleri bağırırdı. “Babanız uyanınca taş yesin gayri.” Pek doydukları da söylenemezdi. Yarı aç yarı tok kalkarlardı sofrada...
“ağı” sözcüğü
4 yazıda 4 geçiş bulundu.
ağı, ağıdım, ağıl, ağıla, ağılı, ağıma, ağına, ağından... eşleşmeleri dahil edildi.
...Ne çocuk buluyor aradığını Ne ben bulabileceğim. Yarım dubleyi içsem bile Biliyorum, Gelmeyeceksin. Önceden, ağır ağır doldururdum rakıyı Beyazları giyinmeyi seversin diye. Şimdi sek içiyorum Kalmadı renklerin hiçbir önemi,...
...rabaya atlamış Heathrow'a gidiyor oluşumu bile sorgulayamaz durumda, kendimi tüm benliğimle gelecek misafirin ağırlanmasına ve Deniz'in stresini azaltmaya adamıştım. Arkadaşım kuzenini görmeyeli yirmi yıl olmuş, yine de görünce şıp d...
...n sesleri gibi kayboluyor bir anda. Zar zor seçebildiği kaya parçalarına tutuna tutuna ilerliyor. Başında bir ağırlık ve tutulmuş her yanı. Kumsala indiğinde el yordamıyla bulduğu terliklerini giyiyor. Sırtı denize dönük. Hayır...
...daki mesafeyi aşması hayli zaman almıştı. Zihninin derinliklerinden gelen karşılık adamın yüreğine çöreklenen ağırlığı peşine takıp sürüklemişti sanki: “Lodos daha da şiddetlenecek! (…) Amansız fırtınaya dönecek gibi…” Genç kadı...
...bankın kucağına sığındı. Usul usul güneye doğru yol alan yük gemisine baktı. Uzun yol yolcusu olduğu belliydi ağır gidişinden. Keşke ben de o gemide olsaydım, diye geçti içinden. Fakat ne gidebiliyor ne de kalabiliyordu. Uza...
...aldılar. İnsan Kaynakları Müdürünü karşılarında gördüklerinde artan gelecek kaygısı salondaki havayı daha da ağırlaştırdı. Şirketin üç büyük ortağının gelmesinin ardından İnsan Kaynakları Müdürü sunumu yapmaya başladığında o boğucu...
...ız bir yolda soğuk bir yolculuğa hazırlanıyordum. Biramı içince kalkacaktık. O yüzden biramı mümkün olduğunca ağır içiyordum. Onu yanımda tutabilmenin geriye kalan tek yolunun gidişini geciktirmek olduğunu kötü bir şekilde f...
...ırız fanusun içinde. Orada güvende ve suni bir huzurun kollarındayızdır, dışarısı ise gerçek dünyadır ve bize ağır gelen şeylerle, hakikatle dopdoludur. Öyle doludur ki bizim ruhsal boşluğumuzun kaldırabileceğinden çok daha...
...le yönetmene ait olması kavramını ortaya atmıştır. Sanayi Sinemasının ambargosunda dönemin Fransız Sinemasını ağır eleştirdiği için kendi ülkesinden çok Kıta Avrupası'nda ve ABD'de sevilip saygı görüyordu. Bu filme de aynı a...