...şı ile yuğdum yüzümü sıvadım kolları iş çokluğuna bahar gösterdim hep ele güzümü taş taşıdım, hasret çok daha ağır yarama tuz bastım, ezdim üzümü korktum, adın benle kötü anılır bahar gösterdim hep ele güzümü kutup yıldızımd...
“ağır” sözcüğü
173 yazıda 275 geçiş bulundu.
ağır, ağırbaşlı, ağırca, ağırdan, ağırdı, ağırdır, ağırladı, ağırladığı... eşleşmeleri dahil edildi.
...insanın kendini -yeni sınırlarıyla- yeniden keşfetmesidir. Belki de en zor olan ruhu esnetmektir. Hayatın tüm ağırlığını taşıdığını varsaydığımız bu soyut olgunun esneyebilmesi için önce hafiflemesi gerekir. Bu, bazen içten bir ka...
...ba tarhana, bakliyat, ceviz, sepet sepet üzüm, kavanoz kavanoz bal satın alırlar giderken. Kerpiç evlerimizde ağırlarız onları. Cebimiz para gördü sayelerinde. Bunu Sadiye’ye borçluyuz. Her şey programlı olsun, gelenler kusur bul...
...yazgıyı taşıyorum alnımda sürgünüm, bahtsızım, tükenmişim… ölü bir yalnızlıktı taşıdığım kamburlaşmış anılar ağırlığınca gözyaşlarımın yolları nasırlı kurumuş pınarları… siyahın içinde gri gizliymiş derler beyazı saklarmış griler...
...leri, belki ihtimalin izinde Rüzgârı eksik bir denizde, yelkende. Belki karanlıkta yanan kör ışık Ve gerçeğin ağırlığı omuzlarında. Şehir şiirin ışıklarıyla yıkandı. Seyrek zaman, masadan taş çaldı Eh, İnceldiği yerden kopar bir...
...“Şey”tan ise arkadan “Aman be, bırak. Ne hâlleri varsa görsünler...” diye fısıldamaya devam ediyor. Tonlarca ağırlıklardaki metal kuşlar havada uçuşuyor, tonlarca bombalar zaten hiç görüp de tanışamayacakları insanların üzerilerine d...
...krandaki yazılar yukarı kayıyor, canımız istiyor aşağı kayıyor... İçerik dikte dolu. İnsanlar uyuyor. Uykumuz ağır basıyor. Uyku tatlı, gerçek acı, bir değirmendir ki suya temas etmeden dönüp duruyor. Bilgisayar oyunlarında...
...ı nedir ki, olur zamanla. Önce tuvalete gitmeli. Yanımda oturan kadın çoktan kalktı gitti, benim ihtiyaçlarım ağırdan alınacak kadar önemsiz. Ayvalık iyidir, dedi Hülya. “Git biraz uzaklaş, ev boş, kafanı dinlersin.” Boş evde k...
...ş peşe içeri girdiler. Kadın elini uzatmış odayı gösteriyordu önden. Onlar görmüşlerdi oysaki. Oda loştu. Bir ağırlık vardı içeride, anlaşılamayan. Kâğıt toplayan bir çocuk hızla geçti penceredeki sardunyanın ardından. Akşam ol...
...... Bir mutsuzluğum kaldı cebimde Ah cebi yırtık, eski pantolon! Yürürken bu mutsuzluk da cebimden düşse, Son ağırlığı da bırakırdım öylece Bilirim "Hiçlik" esas mertebe Sayı: 59