...Yürürken düşünmemek elde değildi. Marka çıkmazı izmaritler yeni evladiyelik acılara gebe olurken, kaç asırlık ağızlar muhtemelen birbirine değiyordu, pudra renkli banklarda. Kulağına çarpan bir sertlikle kendine gelebildi. Karş...
“ağız” sözcüğü
26 yazıda 33 geçiş bulundu.
ağız, ağıza, ağızda, ağızdan, ağızdır, ağızla, ağızlar, ağızlara... eşleşmeleri dahil edildi.
...kaçamayacağımı fark ettirdi. Kendimi çok özel hissettim doğrusu. Sonra başka bir gün, sağa sola saçmak üzere, ağız dolusu körkütük şikayetleri göğsümde toplayacakken, içi gazoz dolu bir kaseye ekmek doğrayıp yiyen ameleler g...
...akan, ülkesindeki iç savaştan kaçıp gelen elleri mendil dolu çocukları görüyorsun, onları görmezden gelenlere ağız dolusu küfürler ediyor ve yanlarından geçip gidiyorsun sessizce; sanki hiç yoklar hiç var olmamışlar gibi. Ka...
...ışığına çıkmış çakılkızı Yazın erdemi Ogun meyvelerin iç düğmeleri Bakla yeşili parmaklarına vurulmuş Yayvan ağızlı söğüt sele Yazın günlüğüne bakılırsa Parmak boyunu geçmez bu sene Gün ışığına çıkan mısra sayısı Birlikte sev...
...ir. "...bir yanda esaslı kederler içinde gençliğimiz Bir yanda Sirkeci'nin tren dolu kadınları Adettir sadece ağızlarını öptürürler Ayaküstü işlerini görmek yerine Adımın bir harfini atıyorum." Üsküdar’a Giderken dizisindeki bir r...
...Ay ışığı gölün tertemiz durgun yüzüyle adeta yakınlaşıyor, koklaşıp öpüşmeye başlıyor Ağaç yaprakları hep bir ağızdan romantik bir şarkıyı fısıldıyor Rüzgar insanın içini ferahlatır şekilde ılık ılık esiyor Toprak yarılıyor ve...
...ını açıkça söyleyeyim mi? Beni yalnız bıraksalar tüm kimliğimi değiştireceğim. Derimden sıyrılacak, başka bir ağız edineceğim. Ve bambaşka biri olunca da en, en başta ne idiysem, ben ona dönüşeceğim. Yoluma işte böyle devam...
...düşen yağmur damlalarını dinliyordu. “Yağmurun kokusunu içine çekecek toprak bile bırakmadılar” diye düşünüp ağız dolusu küfürler etti kentini yönetenlere. Eski bir apartman olduğundan asansör yoktu, bu yüzden gelen biri ol...
...sonra çınarın gövdesine dolaya dolaya sıkıca bağlamışlar. Bağırıp ses etmesinler diye de çoraplarını çıkarıp ağızlarına tıkmışlar. Daltaban Ali'ye gelince... Ayak bileklerinden bağlayıp baş aşağı çınarın dalına asmışlar. Makat de...
...lların haykırışıydı bu anladığım kadarıyla. Zamanı ayaklar altına alan, Geçip giden günlere duyulan bir öfke, Ağız dolusu küfür ve aşkla hem de... *** Zamanın sabırla eskittiği, ahşap, her daim tatlı bir tonda gıcırdayan pen...