...biçilecek tartılıp bölünecek kaldırılıp konacak tarafı yok aşıksın! Elli yaşına merdiven dayamış bir aşıksın, ahir ömrün son deminde başa gelecek iş değil ya bu! Ama sana oldu işte! aşıksın...Hıdır başını iki yana salladı; b...
“ah” sözcüğü
151 yazıda 251 geçiş bulundu.
ah, aha, ahalasinin, ahali, ahalinin, ahalisi, ahalisinin, ahaliye... eşleşmeleri dahil edildi.
Biz o zamanlar daha büyümemiştik ve kirlenmemişti dünya… Arkadaşım ve… “Oku” diyen kitabın aksine, “yaz” demişti, iyi gelir. O zaman da söylemiştim iyi gelmedi. Yola çıkarken var olmayan ülkenin adının “Neverland” olduğunu...
...nız yerden kırılacaksınız! Kanattığınız yerden kanayacaksınız... Çıkan feryat, bağbandaki bülbülün figanıdır, âhıdır... Âh beddua değildir, ancak koparttığın gülün üstüne basmak günahtır... Duam o'dur ki, Allah kalbinize vicda...
...e bulamayıp vedalaşanlar gibi. Kendini ifade etmenin temel yönteminin “iletişim” olduğunu unutanlar gibi. Bir ahmaklık kültürüne itildiklerinden habersiz, bir sonraki günlerini yaşamak için hazır ve nazır olan milyonlar gibi......
Sefil bir avcıyım ben Her zulmün sebebi, benim can yakmamdandır Garip bir kuşun ahını aldım Kalbinden vurdum kanı avcumda kaldı Hem vurdum hem yakaladım Elimde çırpındı kanatları açıldı Düşürdüm aşağı yuvasını Yurdundan ayı...
...gin, yarıyıl geçmiş değerlendirmesi ve kalan yarıyıl gelecek planlaması komite başkanı, aynı zamanda holding sahibi Ercüment Bay Bey’in konuşması merak edilirdi. Gün ortasında konuşmasına başlayan Ercüment Bay Bey, konuşma...
sır değil, saklamadım kendimi hiç aklamadım sana karşı başım eğik gel dedin, varamadım ah! ah! ah! kendimi yanına bir atsam bir atsam, bir atsam... kıvrılsam, sokulsam dizlerine yatsam özledim kokunu, duysam, solusam bir o...
(Ah ne güzelsin sen... Hep böyle kal çocuk, sakın büyüme.)Bilmem kaçıncı yaşımın, kaçıncı günündeydim. Kaçıncı akşamımın hangi rüzgârı savurdu beni bu meyhaneye bilmiyorum. Bu yıkık, bu dökük, kalbim gibi viraneye…Saatler...
...erdi. Döndü, caddenin karşısındaki inşaata tepeden bakan kule vinci başıyla işaret etti. “Bak evlat! Şu demir ahtapotlar var ya… gençlere diri diri gömülecekleri beton mezarlar inşa ediyorlar. Bizden geçti. Sizler için üzülüyorum,...
...bakma bana” diyerek saçımı okşuyordu. İçten içe, aile bağlarımın, örflerin, adetlerin, gelenek göreneklerin, ahlak anlayışımızın, bilinçaltımda oluşturduğu baskıyla, “Pişman mısın” diye soruyordum ara sıra. Duyduğum cevaplar...