...yaşları. O yaşlar ki bütün acılarını denize döküyor adeta. Bedelini fazlasıyla ödediğini düşünerek karşılıyor akşamı. Bir zaman sonra eski evlerin arasında karşısına çıkan bir çorbacıda buluyor kendini. Garson bile anlıyor şaş...
“akşam” sözcüğü
157 yazıda 254 geçiş bulundu.
akşam, akşama, akşamaydı, akşamda, akşamdan, akşamdasın, akşamdı, akşamki... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
.... Bunun gibi bir maymunu getirip müdür yardımcılığına atayanda kabahat. Yazdığı mesajdan bile gerilik akıyor. Akşama kadar sayısız dosya götürüyorum önüne de altına imza atıyor. Kafayı yorup benim yazdığım raporları bile dikka...
...lecekti. Yola çıkmadan manava uğradım. Meyve ve sebzeleri alıp, dönene kadar orada bırakırsam rahat olacaktı. Akşama yorgun argın çarşıdan gelince onları seçmekten kurtulacaktım böylece. Kendimi tezgâhtaki renk cümbüşünün aras...
.... Dalıp gitti kendine benzeyen sandalın hakikatine. Güneş batıyordu kendine geldiğinde. İçine çoktan çökmüştü akşam karanlığı. Hava durgun ve nemliydi. İçi fırtınalı, yüreği yaşlı. Çantadan sigara paketini aldı. Sigarayı yakt...
...ordu. Şimdiye kadar hiç yaşamadığı bir şeydi. Bu özgürlüktü… Son atlayışta yattı yatağına. Sevgi Teyzenin her akşam söylediği masal vurdu aklının kıyılarına: “Annen göklerden seni izliyor. Onu özlediğinde oraya bak. Bir şeyi...
...nden yararlanmamı hazmedemeyip "Özürlü olsaydık keşke" diyebilen arkadaşlar bile tanıdım ben. Salona geçerken akşamdan hazırlayıp kapının önüne koyduğu bavula ilişti gözleri. İşte ayrılığın son mührü olan bavul, kapının önünde b...
...a başlıyorum. Hıçkıra hıçkıra ağlıyorum. “Artık hiç göremeyecek miyim?” diyorum. “Hayır!” diyor annem. “Artık akşamları gazetelerimizi kim alacak?” diyorum. “Ben alırım” diyor ağlayarak. “Peki ya dergilerimi?” “Onları da ben alır...
...ryem haberi duyunca düşüp bayıldı. Bir daha hiç ayılmayacakmış gibi. O an kendisi de ölseymiş gibi. İbrahim’e akşama kadar ağıtlar yakıldı. Kaderine ağladı, ağlandı… İbrahim’i, köyün tek beton yapısı olan camide yıkadılar. Ve...
...tmek bizim yaptığımız bir şey mi yoksa kaybettiğimiz şeyin bir tercihi mi bunu bile kavrayamıyorum. Bir bahar akşamıydı belki. Ya da insanın içine işleyen buz gibi bir sabah ayazı. Bilmiyorum. Şehirlerarası bir otobüste... Ya da...
...Ey zamanın akranındaki o damgalı yüz Bir utanç gibi döküyor yaprağını -Bahçemdeki ağaç Sonra darmadağınık bir akşamüstü Gölgelerin ürkek ürkek uzayıp gittiği Bir perde çekip bütün karanlıklara Bu suskunluk, bu bozuk düzen Camekân...