...öğelerini inceleyerek Doğu dünyası hakkında Batılıların sistematik bir bilgiye sahip olmalarını sağlayan bir akımdır. Oldukça eski bir geçmişe sahip olan oryantalizm kavramını bir bütünlük içinde bilim dünyasına sunan Edward S...
“akı” sözcüğü
3 yazıda 3 geçiş bulundu.
akibetini, akif, akifin, akik, akı, akıbeti, akıbetin, akıbetini... eşleşmeleri dahil edildi.
Seyfi şehirlerarası bir otobüs firmasının İstanbul-Diyarbakır seferini yapan otobüsünün bel kemiğiydi. Bir şehirlerarası otobüste otobüsten sonra en önemli etkendi o. O daha karizmatik olsun diye kendisine host dese de aslı...
...gözlerinden çevreye yayılıyordu. Zeliha diğerleri gibi değildi artık. O gecenin sabahından sonra köyün yarım akıllı Zeliha’sıydı. Güzel bir şey vardı gözlerinden sızan, teşhisi delilik oldu. Kendine dikkatlice bakan yüzlere t...
...aklaştı iyice, üstündeki karı süpürüp, toprağı gökyüzünün altına serdi. Parmağının ucunu kesip, bir damla kan akıttı mezara. Saçlarını rüzgara sundu Lamia, kadın kanına susayanların susuzluğunu zehirlemek için sabırsızlanıyord...
...Allah Kerim,” diye bıdırdanıyor. Kapıyı çalarken yüzünde gülücük hazırlıyor. Açılan kapıdan iki kocaman göz bakıyor genç adama. Köyünün sulak yerindeki ağaçlara gün vurduğunda can eriklerinin parladığı gibi parlayan gözler. K...
...ıl önceydi. Keşke hiç büyümeseler, diye geçti içinden, iş bulduğunda kaldığı yerden devam edebilme hayaliyle. Akıp giden zaman canını yakmaya devam ediyordu. Hemen uzaklaşmazsa ayrılamayacağını düşündü. Telaşla kapıyı çekti....
...in olmayışıdır. Günümüzdeki Harran evleri ortalama 250 yıllıktır. Harcında, gülyağı, saman, toprak ve yumurta akı kullanılmıştır. Harran evleri, kareye yakın bir alt yapı üzerinde bindirme tekniği kullanılarak tuğlayla örül...
...m onu. Rüzgâr hiddetini yitirdi. Pencereden dışarı baktım. Bulutlar bugün de ağlamıştı. Pencereler buğuluydu. Akıp giden bir hayat vardı orada bir yerde. Mor, kırmızı, sarı, yeşil ışıklar… Neye ya da kime ait olduğunu bilmed...
...ürüşüm elimden, Dördüncü susmaya sığınak nirvanadan çıkıyorum. İki şehri ayıran, Sonu Jazz’a uzanan bir nehre akıyorum.
Ölmek mi gerçekten öldürür insanı Ya ciğerlerin sökülürcesine düşünmek Düşünmek yine düşünmek Akıp giderken durdurur zamanı Sevinç dediğin nedir ki Ya öfke, beklenti, huzur Ebedi yolculuğun adresi Şerefli nefsi aramakla olur...