...m ki kıpkırmızı olmuş. Bütün gün hiç konuşmadılar. Bir şey soracak olduysa, hemen tersledi teyzeyi babaannem. Akşam eve gelen annem, ağlayarak yatak odasına koşunca hâlâ iyileşmediğini anladım. Yanına gittiğimde “Sen git bura...
“aks” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
aks, aksa, aksadı, aksak, aksakallı, aksaklıkları, aksama, aksamasın... eşleşmeleri dahil edildi.
...n acele eden güneş gökyüzünü kızıla boyamıştı. Deniz, mavisini yitirmiş, gümüşi parıltılarla oynaşıyordu. Her akşam bu vakitte Küçük Kiremit Adası’na karşı kadehini kaldırır, “Şerefine Kambur Balina,” der, rakısından ufak ufa...
....” O zaman anladım ki dönülmez bir bataklığın içinde ilerliyordum ve bu bataklıktan kurtulmaya çalışmıyordum. Aksine her geçen gün beni daha çok içine çekiyordu. Size anlatıp “kurtarın beni bu bataktan” demek ister miydim bilm...
...hiçbir varlık alanları yoktu. Gerçekten çok basit ve sığ insanlardı. Fırçamı yedikten sonra her zamanki gibi akşam saat beşte daireden ayrıldım. Arabayla önümdeki yirmi kilometreyi aşıp eve ulaştım. Annem evde yoktu. Bir şey...
...gelirdi. Dolaptaki yaprak sarması ne güne duruyordu. Oh mis! Annem tencerenin dibini boyladığını gördüğünde, akşama babaannemlere ne ikram edeceğini düşünüp küplere binmişti ama hiç umurum olmaz. Sarmalar da çok tuzluydu, iç...
...“Ay!” dememle bir acı su yükseliyor boğazıma doğru. Yakıp kavuruyor. Yabancı değil bu yanıp kavrulmalar. Her akşamüstü başlarlardı bende o zamanlar. Ülkenin en köklü liselerinden birinin öğrencisiydim. Okuldan gelmişim. Ağır bir...
...altındaki o çavdar tarlasına ait olmalarını istedim ve nahoşça şarkı söyleyen o adamın sesine, güzel bir yaz akşamında. Herkesin peşinden koşmak zorunda oldukları işleri, onları korkutan sorunları, uymak zorunda oldukları katı k...
...itti evine. Getirdiği gazete, ilanın olduğu yerden katlanmış kaldı öylece, Meral'in bıraktığı yerde. Nezahat, akşamdan buzluktan dolaba indirmiş olduğu kıymadan bir iç hazırladı. Salamura yaprakları az haşlayıp, tuzunu giderdikt...
...m”, tafrasıyla bakıyordu yüzüme sanki. Biliyordum, onun gayesi; tezgahındaki simitlerini bitirip kazançlı bir akşamın ardına düşerek evinin yolunu tutmaktı ve bunları düşünecek zamanı hiç olmamıştı. Ama utandım, benim de akşa...
...ardan bir sehpa daha yapma vakti.” diye düşündü. Hatta bunu sesli söyleyecekti neredeyse ama kendisini tuttu. Akşam yemeğinden sonra sokağa bakan pencerenin önünde bitki çayını yudumlayarak kitap okumak yaptığı en güzel rutin...