...ara eğildi Cansu. Birer birer toplamaya başladı boynundan dökülen inci tanelerini, papatyalarını karanlık bir akşamda bulmuşlar. Gün yürüdü ikindinin peşinden. Sıkı örülmüş bir papatya tâcını uzattı Cansu'nun beyaz ellerine. Ca...
“aksa” sözcüğü
2 yazıda 2 geçiş bulundu.
aksa, aksadı, aksak, aksakallı, aksaklıkları, aksama, aksamasın, aksamazdı... eşleşmeleri dahil edildi.
...gelirdi. Dolaptaki yaprak sarması ne güne duruyordu. Oh mis! Annem tencerenin dibini boyladığını gördüğünde, akşama babaannemlere ne ikram edeceğini düşünüp küplere binmişti ama hiç umurum olmaz. Sarmalar da çok tuzluydu, iç...
...“Ay!” dememle bir acı su yükseliyor boğazıma doğru. Yakıp kavuruyor. Yabancı değil bu yanıp kavrulmalar. Her akşamüstü başlarlardı bende o zamanlar. Ülkenin en köklü liselerinden birinin öğrencisiydim. Okuldan gelmişim. Ağır bir...
...altındaki o çavdar tarlasına ait olmalarını istedim ve nahoşça şarkı söyleyen o adamın sesine, güzel bir yaz akşamında. Herkesin peşinden koşmak zorunda oldukları işleri, onları korkutan sorunları, uymak zorunda oldukları katı k...
...itti evine. Getirdiği gazete, ilanın olduğu yerden katlanmış kaldı öylece, Meral'in bıraktığı yerde. Nezahat, akşamdan buzluktan dolaba indirmiş olduğu kıymadan bir iç hazırladı. Salamura yaprakları az haşlayıp, tuzunu giderdikt...
...du bedenimi. Yağlı göbeğinden vücuduma yayılan sıcaklık hoşuma gidiyordu. Babaannemli günleri yaşar gibiydim. Akşamları evimizde bir araya geldiğimizde sizi çok özlemiş olurdum. Yanınıza sokulmaya çalışır, sevilmek, şımarmak iste...
...anmaz onları sulamaya çalışırdım. Çamaşırlarımı yıkar ve onları balkonuma asardım. Belki birkaç komşu edinir, akşamları çay içmeye giderdim ya da onları çay içmeye çağırırdım. İçkiyi ve sigarayı bırakırdım. Başka bir işte şansımı...
...m”, tafrasıyla bakıyordu yüzüme sanki. Biliyordum, onun gayesi; tezgahındaki simitlerini bitirip kazançlı bir akşamın ardına düşerek evinin yolunu tutmaktı ve bunları düşünecek zamanı hiç olmamıştı. Ama utandım, benim de akşa...
...ardan bir sehpa daha yapma vakti.” diye düşündü. Hatta bunu sesli söyleyecekti neredeyse ama kendisini tuttu. Akşam yemeğinden sonra sokağa bakan pencerenin önünde bitki çayını yudumlayarak kitap okumak yaptığı en güzel rutin...
...“Canım Allah’ın gecesi mi kalmadı ama keşke bu gündüz bu kadar yormasaydın kendini,” sözleriyle rahatladı. O akşam yediklerini saymak zaten imkansızdı. Dünya, gerçekten mutfak olarak midesine oturmuştu. Hani o öve öve bitire...