...a merakla Nilgün’ün kocasını ararken onlar akşam yemeklerini kamaralarına istediler. Gemi tüm ihtişamıyla yol alırken birkaç gün böyle geçmek zorunda kaldı. Nihayet bir akşam yemeğinde Ahmet sanki bir tesadüfmüş gibi yanlarına...
“alı” sözcüğü
3 yazıda 3 geçiş bulundu.
alı, alıcam, alıcı, alıcılar, alıcıların, alıcının, alıcısı, alıcıya... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...aşladım. Sayfa birde yokluk kelimesi vardı, sayfa ikide gene aynı. Üçte gene yokluk. Dört, beş, altı… Yokluğa alışır gibi oluyordum. Yirmili sayfalara gelince yeni bir kelimeye rastlama umudu iyice kaybolmuştu. İçimden gelen ç...
...e saldı. Köz dilini yuttu, yerini sobayı boğan gri bir duman kapladı. Kadın genzine dolan dumanla öksürürken, alışık elleriyle sobanın kapağını kapatıp küçük hava deliğini araladı. Bir iki daha öksürdü. Saçındaki tokayı çıkarı...
...na servis yaparken elleri ayaklarına dolaşır, siparişleri götürme işi hep erkeklere kalırdı. Kızların sipariş alıp, erkeklerin götürmesi durumu Yakışıklı tarafından garip bir işletme kurnazlığı gibi anlaşılsa da gerçekleri ç...
...anlarının yaşadığının farkındaydı. Ocağın yanında yatan kedisine seslenerek: -Mırlamayı bırak da yemeğini ye. Alıştın hazıra. Fareleri de tutmuyorsun, o işi bana bıraktın bu yaştan sonra. Kedisi, bacaklarına sürtünerek yemeğini...
...i loş diplere Nerede kalabalık telaşlar varsa Nerede yakılmışsa ışıklar sonuna kadar bembeyaz Ben yokum orada Alırsın havanı sen de bir gün ey yolcu Arkana bakmadan gidersin dedelerin gibi Belki tahta gemilerde Belki süper jetl...
...ecek ve onu meşgul tutabilecek herhangi bir uğraşa atma gereği duyardı. Ezgi; bu dürtüsü karşılık bulamayınca alık bir hayvana eş olurdu fakat çoğu zaman bir çaresini bulurdu. Günlük uğraşlarını yaşamın öncelik sıralamasında...
...akindi. İçeri girdi. Sandalyeyi kapının solundaki boşluğa, camın önüne çekti. Çok geçmeden derin düşüncelere dalıp gitti. Babasının o hâline takılmıştı; yalnızlığına, suskunluğuna. Başı önde gidişi yüreğini sızlatmıştı. Muha...
...Sesinde kuş cıvıltıları, ılık rüzgârlar, can suları vardı. Gökyüzü gökyüzü bakan gözleri, bakanın kederlerini alıp hapsederdi. “Babam mutlaka inanacak sana, ben biliyorum. Sakın üzülme emi.” Nasıl üzülmesin? Babası, kahraman...
...asına dolandılar. Duvar dibindeki gübre yığını günün hararetiyle yanıyormuş gibi havaya dalga dalga dumanlar salıyordu. Annelerinin kürüyüp gübre deliğinden dışarıya sürüklediği ıslak gübre yol yol olup bahçeye doğru akıyordu. R...