...daklarıma kırmızı ruj. Hazırlanıp aşağı indiğimde, uzun zamandır beni salaş kıyafetlerle ve makyajsız görmeye alışmış oğlum ağzı açık bakakaldı. Gözlerindeki çocuksu hayranlığı gördüm, gittim onu öptüm, öptüm. Bu defa da kızım...
“alı” sözcüğü
3 yazıda 3 geçiş bulundu.
alı, alıcam, alıcı, alıcılar, alıcıların, alıcının, alıcısı, alıcıya... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...” derdim. “Kocaman olduğumda götürücem seni buralardan. Sana lokum alıcam, oyuncak alıcam. Işıklı ayakkabı da alırım. Belki vapura da bindiririm seni.” Saçlarımı öperken etsiz parmaklarıyla gözlerini silerdi. “Hadi deli oğlan...
...aki yünden on beş santim kadar çekip inceltip dönen kirmenin suyuna bırakıyor. Elleri bu devridaim içinde yol alırken düşünceleri kapı komşusu Zühre’de. Zühre çok imrenirdi Firdevs’in yün eğirişine. “Makineli tüfek gibidir beni...
...da, Aslı da 2 ayda bir saçının rengiyle oynamasa ne çıkardı sanki. Bu kadar sık süreli değişiklik, bünyesinin alışık olmadığı bir şeydi. Hatta bir defasında saçlarını boyatan Aslı, bunun hangi renk olduğunu tahmin etmesini ist...
.... Genç olan, küçük bir baygınlık içindeymiş o sıralar. Sevgi baygın bir rahatlama içinde, sanki ilk kez nefes alıyordu. Mahcuptu biraz ama deliler gibi sevindi bu telefona. Terle karışık bir teselliyle ölümü karşılamaya hazırdı...
...alkıp kendi üretimimiz ballı, tereyağlı, peynirli, reçelli, mis gibi kokan domatesli, biberli, folluktan yeni alınmış yumurtalı, kuzinede pişmiş börekli kahvaltıyı güle oynaya midelerine indirdikleri halde bağ bozumuna gidince...
...eşenler vardır elbet, rüyasında gördüğü şeyi anlatacak bir kimse bulamıyor. Tabirciler de var tabii. Bir rüya alıyor, eviriyor, çeviriyor, biraz ona yoruyor ve biraz da genelden vuruyor. Bakıyor ki karşısındaki uyumaya devam e...
...Adama telefonda il dışındaymış ya da aşırı yoğunmuş gibi numaralar yaptıktan sonra göz teması da kuramamıştı alırken. Şimdi sıra oyuncakçıdaydı. Bir yıla yakındır yürümediği bu yolu bitanecik yeğeni Eren için seve seve yürü...
...en ben manzaraya inanmaz gözlerle bakıyordum. Hareketli bir tablodan fırlamış gibiydi her şey. Sesli, renkli, alışılmışın dışında bir tablo gibi… Bulabildiğimiz en sık dallı ağacın altına oturmuştuk. Yanımızda ninemin yaptığı yufka...
...den her birinin mutluluğunun kıyısından koparıp önüme koyuyorum. Yarısını sana veriyorum, yarısını da kendime alıyorum. Bu kadar mutluluk bize yeter, yetmeli. Seni asla bırakamayacağıma inandığımı fark ettiren bu an aslında düşü...