O bahar hiçbir çocuk evden dışarı çıkmaya yeltenmedi. Mahallemizin esmer yağız delikanlısı Ali, bütün çocuklara öyle bir korku salmıştı ki; karşı mahallenin çocukları bile Ali’yi gördüklerinde başlarını öne eğer, geçmesi
“alinin” sözcüğü
14 yazıda 20 geçiş bulundu.
Sonbaharın bitmesine sayılı günler vardı. O sabah koca şehrin aceleci insanları, rengi solmuş bir gökyüzüne uyandılar. Sıcaklık sanki bir gün içinde dereceler dolusu düşmüştü. Anlaşılan o ki kış, saklandığı yerden kendin
Davut olup-biten her şeyi, başına bir hal gelirse zaptiye karakoluna gidip arkadaşlarına haber etmesi için zevcesine anlatmış ve bunun dışında çenesini tutması için kendisine sıkı sıkıya tembihte bulunmuştu. Lakin o, sır
...kapısı'nın yolunu tuttu. Sahip olduğu malumatın değeri kadar tehlikelisinin de farkındaydı. Neticede İdris, ahalinin nezdinde büyük bir itibara ve güce sahipti. Nasıl bir girizgâhla söze başlayıp bu işten nasıl kârlı çıkacağın...
Hüzünlüyüm ben Çarşambaları oluyor en çok Salıları sokak lambaları yanmadan çok önce bazen de Kuşlar göç ederken eski ülkelere Kim bekleyecek pazartesiyi Dünden hazırlanırım her güne Ne bileyim işte Hüzünlüyken çok iş ol
Aslında anaokuluna gidebilirmişim. Annem paramızın yetmediğini söylemişti. Komşunun oğlu Ali nasıl gitmişti? Onun da annesi, babası çalışıyordu, benim de. Hem Ali’nin kardeşi de vardı. Babam bir de ikinci işe gidiyordu.
35. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nı bu yıl 9 gün içerisinde 650 bin kişi ziyaret etti. ‘Felsefe ve İnsan’ temasıyla Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde 12 Kasım’da açılan fuar kitapseverlerin! yoğun ilgisi ile sona erd
Değerli dostum Münevver Ankaralıoğlu için Sabah sessizliğinin hakim olduğu saatlerdi. Ali, geceden beri devam eden kavgada yorganını alt etmiş, onu bacaklarının arasına sıkıştırarak etkisiz hale getirmeyi başarmıştı. Bu
Asıl adı İsmail Kemalettin (Demir) dir. 1910 Yılında İstanbul'da dünyaya gelen Kemal Tahir, öykü ve romanları ile 'gerçekçilik akımı' nın ülkemizdeki önemli temsilcilerinden biri olmasının yanında 1200-1950 tarihleri ara
...i. Onlara gösterilen îtibarda duyulan korku ve gelecek kaygusunun payı yok değildi elbet ama diğer taraftan ahalinin onlara beslediği saygının da bir alametiydi bu. Nitekim, Mekri Necip ve Daltaban Ali 'nin ölümleri, Adalı Eth...