...aki sehpada günlük gazeteleri aradı. Boştu. Kâmil Bey’in gazete almaya gittiğini düşündü. Her gün dört gazete alırdı. Gülsüm’ün geleceği gün gazete sayısı bir artardı. Diğerlerine benzemeyen bol resimli gazeteyi en üste koyard...
“alırdı” sözcüğü
16 yazıda 18 geçiş bulundu.
alırdı, alırdık, alırdım, alırdın eşleşmeleri dahil edildi.
...kamın parçaları olacak gibi geldi ona. Artık locayı ay ve yıldızlara terk etme zamanıydı. Nasıl olsa denizden alırdı haberleri. Celil, o koşullarda kendisinden beklenmeyen sakin bir tarzla ikisini de artık istemediğini söyledi...
...ikle kalkardım ama bazen de bir bakmışım, ders zilinin çalmasına on beş dakika kalmış. İşte o zaman bir telaş alırdı beni. Gece boyunca nazlarına katlandıklarım, onları çantama kaba hareketlerle tıkıştırmama oradan buradan kaf...
...bitiminden. Onu da ters çevirip, tomurcuk gelinciğin sapına geçirirdik. Bir tarafından birkaç yaprağını çeker alırdık. İçindeki topçuğun yarısı dışta kalırdı. Kırmızı duvaklı, siyah saçlı bir baş olurdu. Ama yüzü boş. Kaş göz ç...
...diğini bilen, doğru zamanda gülen, doğru zamanda şaka yapanları severler. Giderken yanıma yazdığım makaleleri alırdım. Kendimi biraz överdim belki, eski Yordam dergisinin kurucularından olduğumu söylerdim, yeniden politik yazıl...
...gibi de. Keşke onları konuşturmak yerine, biz onlar gibi gözlerimizle konuşmayı öğrenebilseydik. Belki yıllar alırdı ama yeni bir utanca sahip olmaktan çok daha iyi olacağı kesin. İşte hepsi yerlerine oturtuldu. Yan yana konul...
...nı okşarken biricik arkadaşını güldürmeye çalışırdı. “O zaman sen de Kostas’ın annesi olursun kuzum.” Ciddiye alırdı bu sözleri. Tombul yanakları kızarır, kaşları inerdi. “Olmaz! Annemi kimseye vermem!” İki kadın katıla katıla...
...Sonra geri kalan zamanını kitaplarıyla, kitaplarındaki karakterlerle geçiriyordu. Eskiden olsa Selin’e kitap alırdı fakat şimdi onun ilgisini çekmeyeceğinden o kadar emindi ki... Cahillik kötüydü elbette ama tercih edilen cah...
...a, ayıptır.” Bağrına basardı. Öperdi yaralarını. “Hıh! Şincik geçer.” Geçerdi gerçekten. Çoğa kalmaz, sokakta alırdı soluğu. Çocuklara diklenirdi. “Ağlamadım lan! Allah’ıma ağlamadım.” Kadın deriye saplanmış cam kırıklarını te...
...ynı mahallenin bitirimleriydik de çömelip kana kana içiyorduk çayları, su içer gibi. Hiç yorulmadan derse yol alırdık. Dersler biter, gün yeni ve yalnız, çay ise zakkuma evrilir, ağu gibi. Özlemek. Ah! Ne sessiz bir kelime! Ölü...