Bir köşesinde şehrin Kimse tarafından sevilmeden Yaşıyorum... Bir yalnızlık büyüyor içimde Yaşı, yaşıma denk. Sabahın beşlerine değin benimle. Hatıramın cam kesiklerinden akan kanla, Yalnızlığımın toprağını kan-lıyorum.
“allahı” sözcüğü
5 yazıda 5 geçiş bulundu.
allahı, allahım, allahıma, allahımın, allahın, allahındır eşleşmeleri dahil edildi.
Havada, ılık esen bir rüzgâr vardı. Kordonda yürüyen insanlar, yavaştan ağlarını toplamış dönen balıkçı tekneleri ve arkalarında martılar, parça parça bulutların ardından zaman zaman gün yüzüne çıkan utangaç güneş ve haf
olacak olan günlerden geldim. yazılmamış şarkılar besteledim sızılarımdan sinüslerimde çiğnenmiş sözlerin tortusu şakağımda doğum sancıları kalbin tepe noktasından sarkıtılan ruhum tel örgülere meftun. gözlerim telaşsız
"Ölüm yaşamın zıttı değil, parçasıdır." - Haruki Murakami Okuldan çıkmıştım. Sırtımdaki çantanın ağırlığı ile ezilmiş bir hâlde, yağmakta olan yağmuru ve hafta sonu tatilini düşünüp sevinmeye başlamıştım. Yağmur, oldum o
Fotoğraf: Haluk İlhan- Saklambaç ve SobeDerya’ya Nazar ile kusurunun halına Muhabbet yolları düştü falına Ne kadar meylersen dünya malına En son nasibimiz ölümdür ölüm - Ahmet Aslan Oyunların en eşitlikçi olanıdır saklam
-Vol.5- Sahip olduğumuz hatta bizim kabul ettiğimiz her şey için yeri geldiğinde bir mücadele veya uğruna başka bir şeyleri feda etmemezi ister. Bu tıpkı her duygunun sonucunda bir pişmanlık veya bir hüzne gebe kalma ola
İnsanlar genelde ruhsuz bulurlar beni. Bunu kimisinin sözlerinden, bazılarının ise gözlerinden anlarım. Şöyle bir empati yaptığımda aslında haksız da sayılmadıklarını görmem zor değil. Çünkü herkesin sevindiği bir duruma
"Ne olurdu, seninle tatlılaşsaydım yaşayış zaten acı. Ne olurdu,sen razı olsaydın benden de herkes kızsaydı bana. Ne olurdu,seninle aram düzgün olsaydı da bütün alemlerle aram açılsaydı,dünya yıkılıp yansaydı." Mevlana U
Biraz daha düşününce bu asabi halini haksızlık olarak gördü Sevgi. Dedesinin Ahmet'i almaya gitme fikrine kaşlarını çattıysa da, duruldu sonra. İçindeki heyecana yordu bunu, bir çocuk iştahıyla gömüldü tekrar işine. Önce
...bakmazdı. Gözünün içine baktıklarının iflah olmadığını söyleyenler vardı. Büyücü, ermiş, hoca, derviş, abdal, Allahın adamı , kalemci; Basir hocayı bu sıfatlarla anardı şehri. Yolu şehre düşen herkes duyardı nam-ı methini. Huri...