“Allahu Ekber, Allahu Ekber…” Salondan Kuran sesleri geliyor. Başınız sağ olsunlar, toprağı bol olsunlar, mekânı cennet olsunlar sonra… Hiçbir şey anlamıyorum. Öyle kalabalık ki içerisi - kapının önü ayakkabı yığını. Cic
“allahım” sözcüğü
24 yazıda 36 geçiş bulundu.
allahım, allahıma, allahımın eşleşmeleri dahil edildi.
Aslında anaokuluna gidebilirmişim. Annem paramızın yetmediğini söylemişti. Komşunun oğlu Ali nasıl gitmişti? Onun da annesi, babası çalışıyordu, benim de. Hem Ali’nin kardeşi de vardı. Babam bir de ikinci işe gidiyordu.
Biliyor musunuz? Hayata geri döndüğüm için çok mutluyum. Mutfak çekmecelerinden birinde "Saymadım kaç yıl oldu?" şarkısını durmadan söylemek kolay mı zannediyorsunuz siz? Şu naylon poşetler yüzünden gün ışığına bunca zam
Otelin servis asansöründen beşinci katta iniyor. Meyve tabağı, çerez kâsesi, viski bardağı ve buz kovasını dökmemek için elindeki tepsiyi itinayla sıkıyor. Katlara yaptığı ilk servis değil ama şefinin, “Aman ha! Dikkat e
Gidecektim bu evden. Çok ciddiydim. Vallahi de billahi de gidecektim birkaç güne kadar… Ama bu sabah… Çok şey istememiştim ondan. Hani derler ya; bir lokma, bir hırka. Tam da böyle yani. Sıcak bir yuva, karın tokluğu o k
Kulağımda "Kalk yavrum, kalk!" sesleri. Aralanan göz kapaklarımın arasından seçebildiğim iki kafa. Öndeki, gecenin bir yarısında uykumu bölmenin mahcubiyetini güleç yüzüyle örtmek isterken minik zeytin gözleriyle komik g
Yağmurlu bir güne uyandım o sabah. Aylardan "kapıdan baktıran kazma kürek yaktıran" mart. Evden çıkmam diye düşündüm ve kahvaltıda yumurta pişirdim kendime. Her gün bir kuru ekmek, dört beş tane zeytin ve az biraz da ezi
Havada, ılık esen bir rüzgâr vardı. Kordonda yürüyen insanlar, yavaştan ağlarını toplamış dönen balıkçı tekneleri ve arkalarında martılar, parça parça bulutların ardından zaman zaman gün yüzüne çıkan utangaç güneş ve haf
olacak olan günlerden geldim. yazılmamış şarkılar besteledim sızılarımdan sinüslerimde çiğnenmiş sözlerin tortusu şakağımda doğum sancıları kalbin tepe noktasından sarkıtılan ruhum tel örgülere meftun. gözlerim telaşsız
Fotoğraf: Haluk İlhan- Saklambaç ve SobeDerya’ya Nazar ile kusurunun halına Muhabbet yolları düştü falına Ne kadar meylersen dünya malına En son nasibimiz ölümdür ölüm - Ahmet Aslan Oyunların en eşitlikçi olanıdır saklam