Bir köşesinde şehrin Kimse tarafından sevilmeden Yaşıyorum... Bir yalnızlık büyüyor içimde Yaşı, yaşıma denk. Sabahın beşlerine değin benimle. Hatıramın cam kesiklerinden akan kanla, Yalnızlığımın toprağını kan-lıyorum.
“allahın” sözcüğü
32 yazıda 36 geçiş bulundu.
allahın, allahındır eşleşmeleri dahil edildi.
Elini eteğini yavaş yavaş topluyor sevgili. Bugün de ulaşamayacağımdan korkuyorum. ''Hayır'' diyorum kendi kendime. ''Olmaz, dermanım kalmadı artık.'' Çatlamış dudaklarımdan akan kanı emiyorum. Gözlerim kararıyor, bacakl
Ayağındaki babetleri ilk kez giyiyordu Aslı. Üstündeki puantiyeli elbisenin tonlarına bakılırsa, yine tutturmuştu aralarındaki uyumu. Kulağına siyah halkalı küpelerden birini takarken baktığı aynada, hafif tatsız bir sur
"Ölüm yaşamın zıttı değil, parçasıdır." - Haruki Murakami Okuldan çıkmıştım. Sırtımdaki çantanın ağırlığı ile ezilmiş bir hâlde, yağmakta olan yağmuru ve hafta sonu tatilini düşünüp sevinmeye başlamıştım. Yağmur, oldum o
-Vol.5- Sahip olduğumuz hatta bizim kabul ettiğimiz her şey için yeri geldiğinde bir mücadele veya uğruna başka bir şeyleri feda etmemezi ister. Bu tıpkı her duygunun sonucunda bir pişmanlık veya bir hüzne gebe kalma ola
İnsanlar genelde ruhsuz bulurlar beni. Bunu kimisinin sözlerinden, bazılarının ise gözlerinden anlarım. Şöyle bir empati yaptığımda aslında haksız da sayılmadıklarını görmem zor değil. Çünkü herkesin sevindiği bir duruma
Biraz daha düşününce bu asabi halini haksızlık olarak gördü Sevgi. Dedesinin Ahmet'i almaya gitme fikrine kaşlarını çattıysa da, duruldu sonra. İçindeki heyecana yordu bunu, bir çocuk iştahıyla gömüldü tekrar işine. Önce
...bakmazdı. Gözünün içine baktıklarının iflah olmadığını söyleyenler vardı. Büyücü, ermiş, hoca, derviş, abdal, Allahın adamı , kalemci; Basir hocayı bu sıfatlarla anardı şehri. Yolu şehre düşen herkes duyardı nam-ı methini. Huri...
Devam ederken… Neyse arkadaşlar ben o gezegenden ayrıldım, sağ olsun bilim kankalarım bana güzel bir araç tahsis etmişler. Gel gör ki canım kahve çekti, lakin makine yok kalktım dışarı çıktım elbiseleri giyip böyle astro
Abdülkadir Efendi, bulunduğu makam ve mesuliyetleri itibarı ile bitirimler dünyasına aşina idi. Bu manada, onların usullerini, kaidelerini, kimin, nerede, ne şekilde davranacağını çok iyi bilirdi . Tulumbacı mı, Mekri mi