...ı yanına kâr kalacak sanmıştı. Siz de öyle sanıyorsunuz. Babanızı kulağından yakalayıverdiler. Ettiği yanına kalmadı. Kaderi değişti. Öz memleketinden sürüldü. Babanız hatasını anladı. Hatalıydı ama tövbe etmesini bildi. O piş...
“almadı” sözcüğü
8 yazıda 8 geçiş bulundu.
almadı, almadıkları, almadılar, almadım, almadın, almadığı, almadığım, almadığıma... eşleşmeleri dahil edildi.
...rdu ama nedense Sadiye başroldeydi. En çok da hatıra duvarı olarak hazırlanan duvarın önündeki fotoğrafta yer almadığıma sinirlendim. Artık dayanamadım. Böyle olmayacaktı. Zaten günlerdir yüreğim şişmiş, dolmuştum. Koskoca muhtarı...
...içindeki minik balıkları da. Sağ elinin parmak uçlarını dere gibi kuruyan dudaklarına götürdü. Suyunu yanına almadığına üzüldü. Yavaş yavaş dönmeye başladı. O döndükçe değişen manzarayı zihnine kazıyordu. Büyük olasılıkla tekrar...
...uydun mu çocuğum? Ah, dur kapama! (İnşallah duymuştur son dediğimi, ah be evladım!) Vaktiyle kimsenin ciddiye almadığı bu sülüntaları Takunya halkının gözünden düşürmek için "bunlar bir avuç bıcırık" demişti Başkan. Takunya halk...
...hareketsizlikten. Aynı olan tek şey olan bekârlığımı saymazsak, neredeyse her şey değişmişti. Yanıma bilerek almadığım telefonum o an aklıma gelmişti, bir iki fotoğraf çeksem fena olmazdı aslında. Sonra da iyi ki almamışım diye...
...rip de camekânı öylesine oturtmuşlar sanki. Camla balkon çeviren birine mi yaptırdılar yoksa! Bu şehri seven kalmadı mı be!” Karaköy İskelesi’nden kalkan gemiyi gösterdi sağ eliyle. “Bak şuna! Eski ama bir ruhu var. Bu şehirle...
...rlikte diktikleri ceviz ağacına baktı. Her gün birlikte suluyorlardı, sonraları ise tek başına. Babasının eve almadığı zamanlar ona tırmanıp gizlice odasına girerdi. Sabah rüzgârıyla ruhu yeniden dirilten kokusu odasına dolar gü...
...rı olan genç yazar hakkında bir hikâye… Holly her şeyden önce çocuksu ve biraz uçarı bir karakterdir; anahtar almadığı için her gece komşularının zillerine basarak eve girer, evinde kalabalık partiler hiç eksik olmaz, hatta part...
...ri getirip önüne bırakırken de suskundu. Bunaltıcı suskunluğa karşılık vermek istedi, dönerden bir lokma bile almadı. Çaycı Hakkı suskundu. Akşamüstü sehpanın üstündeki el sürülmemiş döneri aldı, kaldırımda uzanmış kediye verd...
...buharların arasında kayboluyordu. Buharların yaydığı sıcak hava, Mercan’ın rengini kızıla kesiyordu. Yüzünden almadığı esmer tüyleri, teri ve tuzuyla sürekli parlıyordu. İşte onu bu hâliyle görenler, ona “ıstakoz” dediler. O, Ba...