...önelirler. Sonucu ne olursa olsun yalan söylemeden rahat edemezler. Yalan söylemek onlar için sıradan bir hâl almıştır. Yalanları, teorik ya da bilimsel yanı olmaksızın pembe-kara, küçük-büyük diye sınıflandırmışız. Sınıflandırm...
“almış” sözcüğü
93 yazıda 100 geçiş bulundu.
almış, almışken, almışlar, almışlardı, almışlardır, almışsa, almışsın, almıştı... eşleşmeleri dahil edildi.
...boş yer aradım. Ama bir türlü bulamadım. Arabam haddinden fazla büyüktü belki de. Neden böyle büyük bir araba almıştım hiç bilmiyorum. Madem o kadar para veriyorum büyük olsun, heybetli olsun mantığı olabilirdi bu. Sinirlenmişti...
...al anlatıdan çok görsel hazzı arttırmak içindi. İlk dönem sinemacıları melodram, pantomim gibi araçları temel almışlardı. Amerika'da 1905'e gelindiğinde ise henüz bir gösterim mekanı dahi kurulmamıştı. O dönemde filmler öğleden so...
...en hanım en ön koltuğa, şoförün arkasına oturunca anlamakta gecikmiyorum. En arkalardan kalan son biletlerden almıştım. Zararı yok, yolculuk sırasında fazlasıyla mola vereceğimize eminim. Otobüsün ilk hareketiyle, genelde sakin...
...ın peşine düşmek değil mi? Binlerce kişi için atarken kalbin Ve yeri geldiğinde Başkaları için de Ölmeyi göze almışken yüreğin, Yalnız bir kişiye bağlanmak Ne büyük bahtiyarlıktı Aşk ve kavga Ne efsunlu idi. Ve bu iki kavram mut...
...nı bileyim. Kapı deliğine yönelen sarımsı, cılız ayaklar koridorun uzun betonundaki her bir metrenin kalıbını almış gibi sessiz ve uyumlu. Çıt bile çıkarmıyor. Sessizce dinliyor söylenenleri Melek. - “Süt” diyor. Ölüm gibi bi...
...latıyordu, evet, öyle yapıyordu. Kahvesini içip kitabından birkaç sayfa okuduktan sonra başını elleri arasına almıştı, kitap okuyordu fakat anladığı tek kelime bile yoktu. Henüz kendisini bile tanımayan bir insan nasıl olur da...
...m şişe mantarını dişliyordum. Ağlamadım. Hiç ağlamazdım. Babaannem ağlıyordu. Şıpıdık terliğinin tekini eline almış bas bas bağırıyordu: “Defolun! Bırakın oğlumu. Ben biliyorum kimin şikâyet ettiğini…” En son ne zaman taradığ...
...şlayan gözlerini silip “Başlarım böyle işe!” diyerek koşturdu fenere. Bekçi bıraktığı yerdeydi ama yazdıkları almış başını gitmişti. “Bir deniz, bir sen tabii yazarsın,” dedi öfkeli imrenmesiyle. “Gör bak şimdi neler olacak!”...
...p onu beklememi istiyordu. İlk başlarda bu durum hoşuma gitmişti. Çünkü kendimi bildim bile çalışmak zorunda kalmıştım. Biraz rahat edeceğimi düşündüm. Fakat çalışan bir insanın evde oturamayacağını çok geç anladım. Tamamen onu...