...ğacak, sonra karlarla kapanacak yollar. Ve sonra ilkyaz çiçekleri… Öyküler yazılacak… Bir şair çınar ağacının altında, tahta bir masada yazacak en güzel şiirlerini. Çocuklar ağlamasın, üzülmesinler diye bir olacak yürekler. Mav...
“altı” sözcüğü
110 yazıda 151 geçiş bulundu.
altı, altıda, altıgen, altıgendir, altıkırkbeşten, altılardan, altılıya, altıma... eşleşmeleri dahil edildi.
...şındaki ağacın dibinde. Uzaktan izledi sabah rüzgârıyla savrulan dalgalı sarı saçları, yelken olmuş elbisenin altındaki dalgaları beraberinde karşıya taşıyan kadını. Gösterişli şirket binasına kart okutarak girdi. Nerede çalışt...
...en hiç mi hiç merak etmediğimdendi zaten. Aklımda ona ve köpeğine dair tek bir şey kalacaktı… Sadece ay ışığı altındaki o çavdar tarlasına ait olmalarını istedim ve nahoşça şarkı söyleyen o adamın sesine, güzel bir yaz akşamında....
...a, koy minik başını buram buram kan kokan çimenli yaylalarımın üzerine, damarlarındaki kan heyecanla aksın şu altında yatan cansızların dualarını duyunca. Dinlendikten sonra kalkarsın aziz çocuğum, gezersin etrafımı karış karış...
...en ağlamalı ayrılıklarda şehirden şehre değil de hayalden öteye gittiğim otogar sohbetlerini düşünüyorum. Yeraltından gökyüzüne tek nefeste çıktığım mutluluklarıma gülümsüyorum. Söyleyemediğim, unuttuğum cümlelerimin çaresizli...
...at o acılar bir an bile silinir mi aklından? Kendi evimde, öz amcam beni ölüme sürüklerken, çığlıklarımı halı altına süpürdüler. Üst komşum, düşler ülkesine göçmüş, parlak saçlı kızının başını okşuyor. Amcam karşımda bana bağı...
...rını iyice ağırlaştırıyordu. Saat erkendi. Sadece birkaç kişi, sobaya biraz tezek atmak için sıcacık yorganın altından çıkmaya cesaret edebilmişti. Bir de o ayaktaydı. Sokakta yürüyordu. Yerler, ele yapışan vıcık vıcık bir hamur...
...ar mı?” Eleni sıkılırdı. “Geç kalıyorum kalkalım mı?” İstanbul, yeni yıla girişinin altıncı gününde yoğun kar altındaydı. Termometreler eksilerde gezinirken Eleni’yle yine bir kaçamak yapıp Ta Fota yortusuna katılmışlardı. Kapalı...
...kta nasıl gideceksin?” “Giderim öğretmenim. Şuradan aşağıya indim mi köye varıyorum zaten.” dedi, elini yolun altında kalan kayalıklı yokuşa uzatırken. Sonra da sıradaki soruyu biliyormuşçasına fenerini çıkarıp gösterdi. “He...
...len buğular her şeyi bulanıklaştırıyordu. Hangi ota bassam, güneşin kurutmuşluğu ile çıtırdıyordu ayaklarımın altında. Belki de onları ezdiğim için mutluydular. Bir otu anlıyor olmanın hissini bilir misiniz? Sırtımdaki çantadan...