...ğacak, sonra karlarla kapanacak yollar. Ve sonra ilkyaz çiçekleri… Öyküler yazılacak… Bir şair çınar ağacının altında, tahta bir masada yazacak en güzel şiirlerini. Çocuklar ağlamasın, üzülmesinler diye bir olacak yürekler. Mav...
“altın” sözcüğü
69 yazıda 99 geçiş bulundu.
altın, altına, altınay, altınayın, altınca, altıncı, altında, altındaki... eşleşmeleri dahil edildi.
...şındaki ağacın dibinde. Uzaktan izledi sabah rüzgârıyla savrulan dalgalı sarı saçları, yelken olmuş elbisenin altındaki dalgaları beraberinde karşıya taşıyan kadını. Gösterişli şirket binasına kart okutarak girdi. Nerede çalışt...
...in işe kaçta gelip kaçta paydos ettiği, masa başında ne kadar zaman geçirdiği dışında başka veriler de elinin altındaydı. Bunları boşa harcamadı. Koltuktaki onlarca noktadan toplanan basınç değişimlerine göre günün farklı zaman di...
...en hiç mi hiç merak etmediğimdendi zaten. Aklımda ona ve köpeğine dair tek bir şey kalacaktı… Sadece ay ışığı altındaki o çavdar tarlasına ait olmalarını istedim ve nahoşça şarkı söyleyen o adamın sesine, güzel bir yaz akşamında....
...a, koy minik başını buram buram kan kokan çimenli yaylalarımın üzerine, damarlarındaki kan heyecanla aksın şu altında yatan cansızların dualarını duyunca. Dinlendikten sonra kalkarsın aziz çocuğum, gezersin etrafımı karış karış...
...en ağlamalı ayrılıklarda şehirden şehre değil de hayalden öteye gittiğim otogar sohbetlerini düşünüyorum. Yeraltından gökyüzüne tek nefeste çıktığım mutluluklarıma gülümsüyorum. Söyleyemediğim, unuttuğum cümlelerimin çaresizli...
...len buğular her şeyi bulanıklaştırıyordu. Hangi ota bassam, güneşin kurutmuşluğu ile çıtırdıyordu ayaklarımın altında. Belki de onları ezdiğim için mutluydular. Bir otu anlıyor olmanın hissini bilir misiniz? Sırtımdaki çantadan...
...esini verirken birden ağlamaya başladı. Hıçkırarak, bacaklarını hissetmeyene kadar kasarak ağlıyordu. Başının altındaki yastığı bu sefer sesinin duyulmaması için yüzüne kapattı. Karanlık onu rahatlatıyordu. Derin derin nefes alma...
...lıştığı kana inat neyi, nasıl ve neden yaptığına dair her şeyi anlatmaya çalışıyordu ki; peşinat için verdiği altınları o gereksiz kadının elinde gördü. Sofra, üstü başı ve halı kan olmuş, yanmakta olan sobaya gelen kan ise odayı...
...“Sanki orası buradan farklı. Üstelik gelin bütün gün evde. Yok, öyle söylenmez böyle söylenir. Yok, elbisenin altına şalvar giyilmez çorap giyilir diye başladı mı tamam. Hele bir de misafiri gelince beni odaya kapatması yok mu...