...! Bana nasıl haber vermezlerdi. O sinirle nar ve elma renklerinin yüzüme transfer olduğundan emindim. Aynı zamanda tüm soru işaretleri beynimde itiş kakış durumuna geçtiler. Adamın bozulduğumu anlamadığımı umarak "Aa, unutmu...
“anda” sözcüğü
259 yazıda 381 geçiş bulundu.
anda, andaki, andakinden, andan, andante, andaç eşleşmeleri dahil edildi.
...iyordu. Takır dayanamadı Soner'in düşünceli hâline. - Eğer öyle olsaydı bile ben o zaman da senin tekerlekli sandalyen, beyaz bastonun olmak isterdim. Daha demin biz bütünüz demiyor muydun? Dün yaşadıklarımıza mı takılı kald...
...niz bu davayı sonsuza kadar kapatıp beraat edin. Ben artık davamdan beraat ediyorum; çünkü masum bulundum. Şu andan itibaren bildiğim tek bir şey vardı; o da ruhumu boğan bu düşüncelere daha fazla katlanamadığımdı. Anksiyetem...
...değildi oysa; her gün, yangından mal kaçırır gibi sevişirdik. Film izlerken birbirimize dokunur, on dakika yalandan filme bakar ve kanepede sevişmeye başlardık. Sonra o uyur, filme ayıp olmasın diye kalanını yatakta izlerdim...
...bilinmez elbet, ülkede çoğu şey bilinmez olduğu için ama idamın neye gelmesini gerektiğini anlatacağım: •Bir anda bir sessizlik olduğunda ne deriz? -Kız çocuk doğdu!- Neden peki biliyor musunuz? Çünkü bir kız evladın dünyay...
...lecek gençleri tarif ederdim. Altı yaşından beri, vicdanın böyle yanabileceği gerçeğini göz ardı ediyordum. O andan saçlarını son kez taradığım ana kadar kendimi bunun hesabını vermek zorunda hissediyordum. Hissediyordum çünk...
...eylerin dolandığını hissettim; nefes titreşimleri, nemli bir burun. Gözlerimi açıp kollarımı hızlıca çektiğim anda bunun kocaman bir köpek olduğunu gördüm: simsiyah gözleri parıldayan, harikulade bir dalmaçyalı. Yavru bir in...
...hem bir şehit hem de ölümsüz bir savaşçıyım ben! Dertlilerin dostu, hastaların şifası, işçilerin emeği; bir yandan da onlar kadar bitkin, yorgun, ancak diri, bilge bir ihtiyarım. İlla ki görmek, hissetmek, dokunmak mı gerek...
Yaz sıcaklarının bastırdığı günlerde karşılaştık Rıfkı’yla. Kısa zamanda gösterdi sıkı muhabbetlerin adamı olduğunu. Lafını esirgemezdi. Acı tatlı demeden ağzına geleni söylerdi. Acaba gerçek dost muydu? Bilmiyorum. Tanışıkl...
...adan diye niteleyeceğimiz sessiz eşyaların, gökyüzünün, sokağın, şu fırının hareketsiz bir parçacığı iken bir anda yok olabileceğimi düşünmek olacak iş mi, şimdi? Tabii, ben öleyim ya da ölmeyeyim, şu karşımızdaki masa biraz...