...algıladığını anlayınca gülmeye başladım. ‘Sen ne tür bir sapıksın ulan. Ruh hastası bir de gülüyor.’ ‘Yanlış anladın beni. Öyle bir iş değil.’ ‘Bir tık falan yazmışsın zaten ilana. Sen neyin peşindesin?’ ‘Sakin ol. O tık, öyle...
“anladı” sözcüğü
37 yazıda 47 geçiş bulundu.
anladı, anladık, anladıkları, anladıklarımızı, anladıklarını, anladıklarıyla, anladıktan, anladıkça... eşleşmeleri dahil edildi.
...bu kadar medeni değildir bu konuda. Sadece Louis henüz bir savaşla karşı karşıya gelmemiştir. Bu sahneden de anladığımız üzere, bu yoz ve baskıcı kültür, ABD’de militarizmden, vatanseverlikten daha etkili bir ‘şekillendirme aracı’...
...in en ücra köşelerine sızmaya başladı, Yine, yeniden yaralandı dilimiz, dizimiz kadar. Hepsi bu kadar değildi anladık, Biraz kan ve bir parça yürek kokusu da vardı ürkütmek istemedi. İçinden, dedi İçinden halledecekti.
...hemen tersledi teyzeyi babaannem. Akşam eve gelen annem, ağlayarak yatak odasına koşunca hâlâ iyileşmediğini anladım. Yanına gittiğimde “Sen git burası soğuk” dedi. Hastalar soğukta durmazdı ki. Babamın o akşam eve ilk defa er...
...i tek kelime çıksa gözlerimden, konu değişecek, bunca bekleyişim boşa gidecek gibi geliyordu. Sanırım bunu da anladı babam. Gülümsedi. “Bak Z., evet yakın zamanda öğrendiklerin kafanı karıştırmış olabilir. Sen doğduğundan beri...
...içbir şeycik söylemek yok… Duydun mu sarı kuzum? Kimseye bir şey söylemek yok. Bu sır seninle mezara gidecek, anladın mı? Zaten dereden beri bitmeyen ağıtımın arasında burnumu çekiştirerek kafamı salladım. Kırklanma sonrası Mus...
...madı. Günden güne benzi soldu, nefesi daraldı. Sonunda inadından vazgeçip doktora gittiğinde çok geç olduğunu anladı. Duyanlar tahtaları tık tıklıyorlardı. Sonra kulak memelerini çekiştirip dudaklarıyla cık cık çekiyorlardı. “...
...şim açtı. Kardeşim 18 yaşında bir tiyatro oyuncusu. Beni görünce başta tanıyamadı fakat sonradan ses tonumdan anladı ben olduğumu “Abi bu ne hâl, sen de mi tiyatroya başladın!” “Yok canım ne tiyatrosu; bundan sonra böyleyim.”...
...arayı seyrediyordu. Askılardaki giysilerin çoğu dolabın içinde bir yığıntı oluşturmuştu. Kızın oda toplamadan anladığı buydu: yatağın üzerinden alıp, dolabın içine yığmak… Kapıyı kapatıp odayı öylece bıraktı. Elindeki çorapları...
...ı?” “He! Doğrudur. Emmioğlu.” “Emmioğlu... Siz diyor kardeş.” “He he. Kardeş. Kardeşten ötedir aslında.” “Ben anladı. Çok güzel.” Ne anlamıştı ki. Üzerinde durmuyor. Can eriklerinin neden iki misli ışıldadığını da anlamıyor. K...