...u. Kahvesini içip kitabından birkaç sayfa okuduktan sonra başını elleri arasına almıştı, kitap okuyordu fakat anladığı tek kelime bile yoktu. Henüz kendisini bile tanımayan bir insan nasıl olur da başkalarının hikâyelerini okuma...
“anladığı” sözcüğü
8 yazıda 10 geçiş bulundu.
anladığı, anladığım, anladığımda, anladığımız, anladığımızda, anladığın, anladığında, anladığından... eşleşmeleri dahil edildi.
...rdum ki hızlı hızlı kapıya vurulmasının ardından eve bir sürü insan doldu. Üç polis, sonradan kim olduklarını anladığım bir erkek ve bir kadın. Kadın, elimden tuttu. Çıkarken arkama baktım. Korkuyordum. Sesime cesaret katarak içe...
...indeki en büyük hamle olmuş. Annesinin mektubunu okuyan delikanlının halinin ne olduğunu önceki satırlarımdan anladığını umuyorum. Önce babasını, sonra da annesinin nefesinin kesilmesinde büyük rol oynayan kadının canını almış. Ka...
...evi izliyoruz. Leylak çiçeği ise önce seni sonra denizi görüyor. Tüm leylaklar mucizeleri ilk görüşte tanır. Anladığını biliyorum. Bu çağa yakışmıyor sana dair umut biriktirmek, seni sabahın ilk ışıklarına kadar izlemek. Kafamda...
...arı aldı. Babasını tanımaya başladı… Babası, bir doktordu. Annesini çok uzun zamandır tanıyordu. Mektuplardan anladığı kadarıyla; babasının, onun varlığından birkaç ay öncesine kadar haberi yoktu. Mektupların çoğunda ondan bahse...
...de, bu bireylere kimyasal yardım sunuluyor. Ömür boyu tüketmesi gereken ilaçların, bedeni üzerindeki etkileri anladığında ise "daha iyi bir yolu yok mu" sorusunu soruyor kişi - en azından kendine hedef bulmak için gerekli gayreti o...
...lmadığım hiçbir şeyh kalmadı. Yine de ne damla gideremedim susuzluğumu… Son girdiğim tekkenin şeyhi de halimi anladığından bir gece sohbetten sonra: "Git" dedi bana, "git, gitmeden gelemezsin unutma, gitmeden gelemezsin" dedi. Ben d...
...şım. Yolun karşısındaki yaşlı söğüt ağacının altında, yağıp yağmamak arasında gidip gelen havadan bunaldığını anladığım bir çocuk delikanlı gördüm simit tezgahının başında. Yaklaştım ve metropol sokak piyasalarından bîhaber, cebi...
...ile nefret arasında çok ince bir çizgi vardır. Birisinden nefret ediyorsanız ve bir gün onu yenemeyeceğinizi anladığınız zaman onu sevmeye başlarsınız. Ve yine birisini seviyorsanız ve bir gün onu yenebileceğinizi düşündüğünüz zam...
...kendinde görüyor. Kafam çok karışık. Tuhaf. Anlayamıyorum birçok şeyi. Anlamak da istemiyorum aslında. Çünkü anladığım zaman da bunun benim için iyi olup olmayacağını bilemiyorum. Galiba benim anlamaya değil, anlamamaya ihtiyacı...