...ah bu kadının ağzından kendine iletmişti sanki. Bundan belki altmış yıl önce ölmüş bir kadının verdiği dersle anlamıştı ödevini. Altınlarının gramından, pırlantaların altından sayılıp sayılmayacağına, 24 ayarla 18 ayar arasında n...
“anlam” sözcüğü
98 yazıda 130 geçiş bulundu.
anlam, anlama, anlamadan, anlamadı, anlamadık, anlamadıklarına, anlamadılar, anlamadım... eşleşmeleri dahil edildi.
...m bir eğitim kitabı bu. Bundan dolayı, ona bir isim verme çabasını bir kenara bırakıp okumaya başlamanın daha anlamlı olacağını kim inkâr edebilir?) kimin yazdığı hakkında düşüncelere dalmak da gayet güzel bir çaba olarak görül...
...unda mı sanki? Biri gider bir başkası ağlarına düşer.” “Haklısın. Ama o durumdaki birinin psikolojisini bizim anlamamız kolay değil. Üstelik böylelikle babasını da kurtarmış olacaktı.” “Böyle düşünmemiştim amirim.” Gözaltına alın...
...larak çalışmaya başladığı ilk günden beri yumuşacık bakıyordu bana. Ne zaman kaynaştık, ne zaman evlendik hiç anlamadım. İkinci babam olmuştu. Tıpkı annemle kardeşim gibi yemekle hiç arası yoktu. Bazı insanlar böyle garip olabili...
...astonu. Fakat ne dedesinin ne de babasının bu dönüşünü önleyememişti. Kendisinin de dönüşünü önleyemeyeceğini anlamıştı. Yaşlanmak mı zor, yalnız kalmak mı? Hatıraları yaşayan son adam olmak mı? Yoksa vefasızlık mı? Kafasında sor...
...anlarınaydı. İlk zamanlar olayları anlamaya çalışırken susmak en doğru tercihti sanırım. Kimin haklı olduğunu anlamak için gözlem yapmalıydım. Taraf olmalıydım, yoksa bertaraf olacaktım. Günler bu şekilde geçerken bir gün farkı...
...dönüm noktalarından biridir ve yer değiştirmeyi savunur. Genç yazar sürekli dibe batıp geri çıkmaktadır. Tam anlamıyla açlıktan ölmek üzereyken de, eline birazcık para geçtiği zaman da gençliğin ve karakterinin verdiği gamsızlık...
...u kapadı. İşaret ve orta parmağını kaldırıp hareket ettirdiğinde, garson yanlarına gelmeden ne demek istediği anlamıştı. Yağmur yavaşlasa da hâlâ dışarı adım atılacak gibi değildi. Sessizliğin itiraf edemediği duyguları ortal...
...ediğim bir şekilde kendi gözyaşlarımı kendim silerek. Sonra bir bahane bulup annemi arardım. Sesimden bir şey anlamayacağını düşünerek. Anlardı. Ama susardı. Her zaman anladığı gibi. Ne yapıyorsun derdim. Yemek yapıyor veya çamaşırlar...
...kendini sorumlu tutmakta ve neden ağabeyinin öldüğünü kabul edip geçmek yerine üstünde bu kadar durduklarını anlamamaktadır. Öyle ya, ölü bir ağabeyin gölgesinde büyümüştür kendisi. Hiçbir şeyini bu “ölü” ağabey ile paylaşmak zorunda...