...ışmak" denilse; bunu son beş yıldır defalarca denemiş fakat başarılı olamamıştı. Ne yani! Biricik oğlunu, bir anlamda geleceğini, ipsiz-sapsızların ellerine, vicdanlarına mı terk edecekti? Üstelik, konu-komşu, eş-dost bu duruma...
“anlam” sözcüğü
98 yazıda 130 geçiş bulundu.
anlam, anlama, anlamadan, anlamadı, anlamadık, anlamadıklarına, anlamadılar, anlamadım... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
.... Yapışkan bir cismi yapıştığı yerden ayırmak için kullanılan “kavlatmak” kelimesinin daha batıya gittikçe ne anlama geldiğinin bilinmemesi ve yerine daha yavan ve tam olarak kastedilen anlamı karşılamayan “çıkartmak” kelimesi...
.... Güneş vurmasa karanlık cismin üzerine, gözde ne kadar ışık olursa olsun, göz görünüşü göremez. Işık birinci anlamı itibariyle TDK tarafından “Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur...
...fonunu eline aldı ve karşısındaki arkadaşına “Ben eve gidiyorum, sonra görüşürüz.” yazdı. Arkadaşı hiçbir şey anlamadı ama onun çok da üstüne gitmek istemedi. “Tamam dikkat et kendine. Sonra görüşürüz.” dedi ve yanından ayrıldı....
...devreye giriyor. Mücadele dediğimiz şey bir insanın hastalıkla, aileyle ya da çevresiyle mücadelesi değil; en anlamlı mücadele insanın kendisiyle olan mücadelesi. Düşmek isteyen içerideki bir benle mücadele edip diğer benin onu...
...eri... Bunlar ruhun en güzel esneme hareketleridir. Hayatın yükünü taşımak bir meziyet değildir; ancak o yükü anlamlandırıp dönüştürmek, insanın varoluşsal sanatı ve gerekliliğidir. Ruhun esnemesi, bu sanatı icra etme cesaretini göst...
...böyle mezardan baban çıksa bile bir daha seni muhtar seçmeyiz,” diye ortalığı birbirine kattılar. Ne olduğunu anlamama fırsat vermeden bastonlarını tak tak vurarak gittiler. Hüsamettin’le birbirimize bakakaldık yıllardır “Kızım,...
...boğum boğum, ayakları kuyruk, kolları ise solungaç gibiydi. Çırpınıyor, ayakları taşa elleri ise birbirinden anlamsız farklı canlılara değiyordu. Tatlı bir su içinde debelenirken kırmızı göz parladı uzaktan. Bu kara sinekti. Dö...
...boğum boğum, ayakları kuyruk, kolları ise solungaç gibiydi. Çırpınıyor, ayakları taşa elleri ise birbirinden anlamsız farklı canlılara değiyordu. Tatlı bir su içinde debelenirken kırmızı göz parladı uzaktan. Bu kara sinekti. Dö...
...ama kendine bakış açısı değişir... Domates mi, biber mi? Dışarıdan bakılınca bir anda anlaşılamıyor olabilir. Anlamak için onları kesip içine bakabiliriz ya da ısırıp tadına bakabiliriz... Bir şeyi anlamak için beş duyu organım...