...a değindiğim konunun gerçekleştiğini göreceğiz. Ama önce birbirimizi daha iyi anlamamız, hem dinlemede hem de anlatmada gelişmemiz lazım: Tüten buhar makineleri, her anlamıyla etrafımızdalar; biz bu işin neresindeyiz?
“anlatma” sözcüğü
13 yazıda 13 geçiş bulundu.
anlatma, anlatmada, anlatmadan, anlatmadı, anlatmadık, anlatmadım, anlatmadın, anlatmadığı... eşleşmeleri dahil edildi.
...kuzum demişti, “Umut kadar kötü bir şey yoktur. En büyük acıyı umutlarım yaşattı bana. Hep anlaşılma, kendimi anlatmaya çalışmak yordu beni. Anlaşılmaya dair olan umudum. En çok bu umudu kaybettiğimde acıdım kendime” İşte. Bu ber...
...cak böyle anlayabilirim. Çünkü biliyorum ki isterse karşımda dünyadaki tüm insanlar olsun ve onlara ne olursa anlatmaya kalkayım, yine de kendime anlatırım. Anlatırken başka insanları muhatap almamız sadece kendimizi sınırlamak v...
...al bozdu: “Dedim ya asıl korkum Halil’in hastalığının ne olduğunu anlaması.” - Aslında onu da uygun bir dille anlatmalı. Ünal bu noktada patladı: “Yahu siz doktorlar ne kadar acımasız oluyorsunuz, bunu anlamak mümkün değil. Hepin...
...ca şey var. Tuhaftı diyorum, geçip gittiğini kabullendiğim için olsa gerek. Oysa dün hiç öyle olmadı. Nedense anlatmakta bile zorlanıyorum. Ne sabahta gariplik vardı ne de güç bela yetiştiğim vapurda. Sarışın, orta boylarda bir ad...
...hissettirmeden. Yolda belki o da kendi hikâyesini anlatırdı bu kadına. Kanı da kaynamıştı sanki. Belki de hiç anlatmazdı. Hem sormamıştı ki… Otobüse doğru yürürlerken “Ela” dedi. “Ela benim adım. Hani sormuştun ya. İstersen hayat...
...m. Bana, Yahudi anne-babadan olma öksüz bir âmâ olduğunu ve daha önce kimsenin ona sinagogun neye benzediğini anlatmadığını söyledi. Başını okşayıp sinagogu anlatmaya başladım. Gözlerindeki yaşı sildi ve bana sarılıp teşekkür etti.”...
...ersiz neler yaşandığını öğrendikçe otoritesinin zayıfladığını hissediyordu. Vinç operatörü o gece yaşananları anlatmaya devam etti. Kule vince çıkıp hazırlıkların nasıl yapıldığını anlatırken bir yandan da gözlerini ayakkabısının...
...ar alıp onu eski günlere götürdü. Duvar saati haykırdı: Ding dong! Ding dong! Bugün duvar saati farklı şeyler anlatmak istiyor gibiydi. Gülsüm mutfağa geçti. İki tepsi hazırladı, salona götürdü. Kâmil Bey ortalarda görünmüyordu....
...“Yarın sabah seninle mutlaka konuşmalıyım. Ters giden şeyler var. Ya da birimizin anlayamadığı, birimizin de anlatmak istediği başka şeyler var. Sarhoş olmamalıyım ki seninle rahat konuşabileyim.” diyorum. Tüpün bittiğini fark...