...Münevver’in buluşmak istediğini, söylemek istediği önemli şeylerin olduğunu, Münevver’in bana çok kızdığını, annesiyle beni konuştuğunu, babasıyla benim yüzümden tartıştığını, çarşıda bizi görenlerin laf ettiğini ve buna benzer...
“annesi” sözcüğü
98 yazıda 178 geçiş bulundu.
annesi, annesin, annesinden, annesine, annesini, annesinin, annesininkiler, annesiniz... eşleşmeleri dahil edildi.
...uzaklık. Kuraklık, ağlamayla kalmayan gözyaşları. Kalp barındırır en gürültülü sessiz çığlıkları. Yağmurların annesini geri getireceğine inanan bir Arap kızı. Ati, hayal edilen, üzerine inşa edilen demek, ‘Çocuklarım vatansız ka...
...vişmekten hoşlanan, dövmeleri ve piercing'leriyle rahat ve mutlu bir kadındır. Diğer yandan neredeyse her gün annesiyle telefon konuşmaları yapmak zorunda kalan, ailesi tarafından sürekli elbise giymesi gerektiğini dinleyen, her...
...le sobaya yerleştirdikten sonra çıraları tutuşturdu. Mutfağa gelip de kahvaltı tepsisini hazırlayacağı zaman, annesinin, “Kocanla birlikte olduğun zaman, asla ama asla yıkanmadan, bırak sofra hazırlamayı doğru dürüst iş yapama” d...
...ep mahrum kalır. Ama Dünya’nın geceleri de çok güzeldir. Geceleri Dünya uzay boşluğunda kaygısızca süzülerek, annesinin koynunda uyuyan benekli bir kedi yavrusu misali gözlerini dinlendirir. Kahverengi saçları daha usulca dalgala...
...en beş ay sonra bizim Kadir trafik kazası geçirdi. Oğlan kazayı yaptığı yerde ölüvermiş. Yeni gelin, Kadir’in annesi perişan. Muhittin abiyi hiç sormayın, adam bir ay kendine gelemedi. Çok geçmeden bankanın avukatından Muhitti...
...nında bilim-kurgudan destek alarak temposu kitap boyunca hiç düşmeden devam ediyor. Adada korkaklara yer yok. Annesini ve babasını kaybettikten sonra yetimhaneleri ve koruyucu aileleri gezen Carl en son olarak kimse başa çıkamad...
...in Umut’a tutunduğum veya umutla tutunduğum bütün dalları bir bir keserken, bir an için kendimi pazar yerinde annesini kaybetmiş telaş ve korku dolu gözlerle etrafına bakınan, aciz bir çocuk gibi hissettim. O ise; daha hızlı har...
...atlamalar yahut iri titanlar Bir şiirin koyu deminde hiçbir ırkla savaşmadan nasıl gidilir? Şimdi ben buraya, Annesinin göğsünde donmuş belikli Cemile’yi, Buraya pargalı simsarı, Buraya dişi, eti, kemiği, Buraya aitsizliği… Günüm...
Sokakta kalmış bir bebek gördüm ben, Elleri buz tutmuş, bedeni suskun, gözleri açılmış, Ne Annesi var yanında ne Babası, bir tek ben Acep neden, acep neden, acep neden? Koskoca şehrin gümbürtüsü arasında kaybolmuş, Ne bir düşü...