...para yollayacağım diye sıkıyorum dişimi, bir de kalkmış neye ağlıyorum, değil mi?" dedi uzun bir sessizliğin ardından. Bu da soru değildi. Cevap beklemiyordu. Kalktı, birer kahve daha alıp geldi. Öğlene doğru ismi okundu Fulya'...
“ardında” sözcüğü
67 yazıda 80 geçiş bulundu.
ardında, ardındadır, ardındaki, ardındakilere, ardındakini, ardından, ardındaydı, ardındayım eşleşmeleri dahil edildi.
...ice Bir ileri bir geri dönüp duracağım. Etme. Orta yolumuz belli iken gel En kuytuda, çam ağaçlarının balları ardında buluşalım.
...er nefes zarar diyorum Çekiliyor röntgenler Göğsümde x ışınları. Sayıklıyorum bütün renklerini gök kuşağının. Ardında bir umut belliyorum. Sigaramın dumanı bile uzaklaşıyor içimden Çektikçe ışıklar doluyor içime. Şehrin ışıklar...
...bir kenara, su sesini duymuyorum artık. Ağırlaşmış göz kapaklarımı kaldırıyorum yavaş yavaş. Sevgili, tepenin ardından son kez sitem dolu bakıyor bana. Belli, o da yorulmuş. Sonra kayboluyor. Sanki hiç olmamış gibi, sanki yarın...
...ştırılır... İlk Türk sinemacı, Fuat Uzkınay Fuat Uzkınay, 1888'de İstanbul'da doğmuş, ilk ve orta öğreniminin ardından İstanbul Darülfünun Fizik ve Kimya bölümüne devam ederken dahiliye memuru olarak çalıştığı İstanbul Erkek Lis...
...demek bu gemilerin birisinde saatler sonra sen olacaksın.” Lanet olası, diye düşünüyordu bu sözlerinin hemen ardından. Demek bu gemilerden birisi saatler sonra bir canavar gibi ağabeyini yutacak ve hiç bilinmeyen karanlık sular...
...tan somut, gerçek ve hatta bazen acımasız doğasını sahte kılar mı? Bu kitapta benim için, masalsı görünümünün ardında zamansızlığa doğru atılan bir adım gibi, kapkara ve yumuşak bir boşluğun içine çekiyor okuru. “Ama bana hiçbi...
...mısın? Ben inanır(d)ım. Yine -di'li geçmiş zamana yönelik cümleler kuruyorum Ve ne zaman bu cümleleri kursam ardından yüksek bir yerde ağlama hissim geliyor Gözyaşı ile başlayıp yine gözyaşı ile mi sulayacağım satırlarımı Ve yi...
...mize, ruhumuzdaki kirlilikleri dondurup çatlatsın diye mi istila ediyordu buz kristalleri yeryüzüne, içimize… Ardından rüzgâr haykırıyordu; “uyan, kendine gel insanoğlu!” diye. Sonra neden sadece bir el sıkışma töreni gibi gelip...
...yudum çaydı. Onu sevmek, güzel şeydi vesselam. Çünkü onun sevgisi, gökyüzüydü. Güne pencereden vuran güneşin ardından onun sesiyle uyanmak ısıtırdı yüreği. Merak edişlerini naza çekip biraz da muziplik yapmaktı. Onu sevmek işte...