...un inancı bana bir kum tanesi kadar küçük, bazen de ben ona göre bir kum tanesi kadar önemsiz görünürdüm. Ama asıl soru şuydu:Gurbet Hanım yıldızlardan düşmüştü, peki ben?Ben nereden düşmüştüm, yoksa hiç mi düşmemiştim? Gitm...
“asi” sözcüğü
8 yazıda 8 geçiş bulundu.
asi, asidi, asidinde, asil, asilce, asildi, asiler, asileri... eşleşmeleri dahil edildi.
...belki, ama iyi olmaya çalışıyorum. Çünkü biliyorum: Tozların içinde büyüsem de, yerim bir çöküntü değil. Ama asıl soru şu: Bu tozları ebediyen nasıl yok edeceğiz? Çünkü sadece bireysel bir temizlik yetmeyecek; toplumsal bir...
...sadece. Sağından solundan tutup salladıkça dökülen hep aynı terane. Çünkü seçen, seçilenden hâllice-mi yoksa aşırı övgü mü seçene? Biz mükemmel olamadık, onlar vasatın anlamını bile bilmiyor. İşte bildiğimiz aynı terane. Say...
...vardır içimde kırık bir aynanın parçası, Çelik tellerden çerçevesi, Soğuk, uzak, tenha bir hayalin duvarında asılı. Sararmış elleriyle cebinden çıkarır tütünü, Gözlerinde saklar unutulmuş zamanı. Bir gölge sürüklenir duvar b...
...tezgâhta yüzlerce saat… Bozuk zannedilen bazı saatlerin pilleri tükenmişti. Mekanizması bozulanlar, dişlileri aşınanlar, zembereği düşenler, camı kırılanlar, parçaları küf tutanlar, su geçirenler, neme yenik düşenler… Tamirci de...
...Cemal çekip gittiğinde. Girdiği işlerde dikiş tutturamayıp hırsını annesinden ve abisinden çıkarmaya çalışan asi bir gençti. Babasıyla yaptığı şiddetli tartışmanın üzerine bir daha dönmeyeceğine yeminler ederek arkasına ba...
...u, babanızla göç etti sonra. Nice uzun çileli yıllar devirdi anneniz. Ak saçları sırtını dövdü tam bilmem kaç asır onun da. Nice evlat doğurdu. Nicesini yitirdi. Sizin kardeşleriniz ne masum ne güzel çocuklardı. Siz de öyles...
...muhtar olamazmışım gibi laflar da. Babam becereceğimden emin olmasa bu işi üstüme almamı ister miydi? Bu köye âşıktı. Ellerimizle yaptık karış karış deyip dururdu. Haset edenlerin lafları bunlar. Leblebiciler’den Haydar kaç de...
...üşündü. Açmaya eli, bakmaya gönlü varmadığı eşyalara baktı. Her biri de ona yabancı gözlerle bakıyordu. Yarım asırdan fazladır canları sıkılmış olmalıydı. İçindekileri çeyiz müzesine teslim etmek üzere kapattı sandığın kapağını...
“Bir şeyler başlıyor, bitmek için.” Sartre'ın bu satırlarını defalarca okudum. Kelimelerin aşinalığı, cümlenin anlamında boğuluyordu sanki. Evet, her şey bitmek için başlıyordu, tıpkı hiçlik olmadan varlığın kendini gerçekleştire...