...ırımdaki banklarda oturmuşlar, heyecanlı heyecanlı bir şeyler konuşuyor, bir yandan da çığlık çığlığa kahkaha atıyorlar. Kapalı camdan içeri giriyor çığlıkları. Dönüp bakıyor Nevin. Okul üniformaları üstlerinde, saçlar salık, bir...
“atıyor” sözcüğü
43 yazıda 51 geçiş bulundu.
atıyor, atıyordu, atıyorduk, atıyordum, atıyordun, atıyorken, atıyorlar, atıyorlardı... eşleşmeleri dahil edildi.
...ya girerken silahım arkamdaydı. Rıfkı olacakları anlamıştı sanırım. Yerinde duramıyordu. Kendini oradan oraya atıyordu. Silahımı çektim. İlk atışta tam isabet! Durmadım ardı ardına sıktım kimyasalı. Biliyorum kimyasal silah kull...
...diyor, görmüyor musunuz aziz kardeşim! Şu sakinlik dalgasının görünmez kalkanının ardında hepsi acı çığlıklar atıyor; onları keşfetmeniz için size yalvarıyorlar. Oysa hepsi geçici, sonunda bunu anlıyorsunuz. Gerçek hiçbir şey...
...lardı. Sonra kulak memelerini çekiştirip dudaklarıyla cık cık çekiyorlardı. “Evlerden ırak.” Kimisi daha da uzatıyordu: “Şeytan kulağına kurşun. Düşman başına. Malum hastalığa tutulmuş.” Anlayamıyordum. Bir hastalığın ismi bu...
...ış. Yaşanmamış çocukluğuma, gençliğime dört duvar ağlıyor. İsten kararmış duvarlar. Gözlerim kapalı çığlıklar atıyorum. Susturuluyorum. Sokakta çöp karıştıran bir evsizin ayıplamasını duyuyorum. İçinden sıcak evim olsun her şeye...
..., şaşırdım. İster istemez büzülmüşüm. - Aman, annem de ne saklamış ki bunu, atalım abla ya. - Sen de her şeyi atıyorsun kardeşim, bırak hatıra kalsın. Nostaljik bir şey işte… Neler olduğunu konuşmaların devamında anladım. Saliha...
...ından geçiyordu. Güvenlik görevlisi içeri geçmesini söylediğinde umutlandı. Kalbi yerinden fırlayacakmış gibi atıyordu. Belki de talihi dönüyordu. Sekreter karşısındaki adamı baştan aşağı süzdü. “Hoş geldiniz!” dışında tek laf e...
...ldik.” O sürekli bardağa bakıyor, beni dinliyor gözüküyordu. Bense onu izliyor ve sürekli konuşuyordum. Ne anlatıyordum? Her zaman anlatılacak şeyleri… Tıpkı şu anda söylediklerim gibi tamamen konuşmak için konuşuyordum. Şu an...
...lendiği koltuğundan. Sağ elinde dürbün tutma yorgunluğu, sol elinde ateşi geçmiş şehvetin ıslaklığıyla… Sonra atıyordu yine kendini alkolün uyuşturan, unutturan kollarına ve kadehini kaldırıp sitem ediyordu mor perdelere. “Ulan...
...mış, küçülebileceğin kadar küçülmüştün. Ayağının altına serilmiş, hayali bir ipin üstüne basarmış gibi özenle atıyordun adımlarını. Derken; bilincim bilinçaltıma sızmış, kulağıma bir rüyanın içinde olduğumuzu fısıldamaya başlamış...