...kalkmak isterken, göz kararması yaşadı az biraz. Bir karıncalanma hisseder gibi oldu, yüzünde. Nabzı çok çok atmaya başladı. Elini burnuna götürüverdi hemen. Evet, bilmişti. Kan en kırmızı rengiyle dökülüyordu avuçlarına, son...
“atm” sözcüğü
2 yazıda 2 geçiş bulundu.
atm, atma, atmaca, atmacadır, atmacayı, atmadan, atmadık, atmadığı... eşleşmeleri dahil edildi.
...lardı. Koskoca güneşi alıp da kutuya koyabileceğini sanıyordu koca koca insanlar. Karanlığa gömülü beti benzi atmış kaybeden insanlar… Oysa ben bunu zaman kavramı olmayan bir kitaptan bile öğrenebilirdim. Zaman yoktu belki am...
...de ise anlama işini başlatacaktır, anlama işlemi sorgulamayı, sorgulama çözüme ulaşmayı, çözüme ulaşma ise anlatmayı, anlatma ise retoriği ve bunun gibi uzun uzadıya yeni işleri doğuracak olan işleri bilmemiz gerek. Size düş...
...an geçirmeye çalışıyordu. Sonunda geldi, arkadaşı da kalkıp gitmişti. O da hayat kavgasının eşiğinden adımını atmıştı. Portakal yoktu yerinde, demek ki almıştı. Pazar arabasının üstünü kartonların biriyle örttü. Bankın birine o...
...yerlerdir. Fakat zamanla bu işlevini kaybetmeye başlamıştır. Mahalle kahvehanesinin oluşturduğu yeni iletişim atmosferi dışa dönük bir “alış-veriş” biçimini ve karşılıklı etkileşimi esas almaktadır. Bu alışveriş özelliği sayesind...
...siz sadece bir hiçsiniz. Muhteşem fotoğraflar iğne gibi dokunmuş filmde, Philip Glass'ın müzikleri ise filmin atmosferini yönetmenin yakalamak istediği aralığa taşıyor. Koskoca bir ülke'de, küçücük bir kasabada, çaresiz ve yeniksin...
Karan dışarı atmıştı kendini. Melsa ile Aral evde kalmış, Aral odasına çıkmıştı. Dün gece odada bulduğu Belda'nın yüzüğünü etrafı kolaçan ettikten sonra çıkartıp, uzun süre bakmasının ardından cebine geri koymuştu. Yatağına uza...
...ek günahlarla alakadar olma hevesinde. Tedbil gezerken meyhaneleri basıp yakaladıklarını boğdurtmak ve denize atmakla meşgul, tıpkı günümüzde sigara içen gence ayar çeken (!) günümüz muktediri gibi. Daha Muhteşem diye tabir edi...
...e duruyoruz? Gidelim ve kitapların bize anlattıklarını düşünelim. Unutmayın! Kitap okumak zihnimize bir tohum atmaktır. Bu tohumu filizlendirmek ise düşünmekle olur... Baharın filizlenen düşüncelerimizi çiçeklendirmesine, çiçekl...
...dı ki, sabahleyin sokaklar kalın halılar döşenmiş gibi oldu ve cenaze alayının geçmesi için çiçekleri küreyip atmak zorunda kaldılar." 'Yüzyıllık Yalnızlık' bir yazarın sahip olabileceği düş gücünün ve duygularını hissettiği...