...asada yazacak en güzel şiirlerini. Çocuklar ağlamasın, üzülmesinler diye bir olacak yürekler. Maviler düşecek avuçlarıma ve onlardan kelimeler dökeceğim yazılarıma… Yazan: Canan Tümen Sayı: 37
“avuçları” sözcüğü
2 yazıda 2 geçiş bulundu.
avuçları, avuçlarım, avuçlarıma, avuçlarımda, avuçlarımdaki, avuçlarımla, avuçlarımı, avuçlarımın... eşleşmeleri dahil edildi.
...yere koydu. Ellerine baktı. Yaşamın alnında derinleştirdiği çizgiler gibi, bavulun sapı da izler oluşturmuştu avuçlarında. “Tren hemen gelmese, biraz daha kalsam, geriye dönsem, birisi adımı söyleyip beni çağırsa, ‘Gitme!’ dese.” d...
...lduğumu bileyim. Dök ki hâlâ oralarda bir yerde beni sevdiğini bileyim... Ve boşaldı. Gözyaşları bir zamanlar avuçlarımın içinden asla ayırmadığım yanaklarının üzerinden akarak hafif kıvrık dudaklarına aktı. O an içim rahatladığı i...
...rmuyor. Can eriklerinin neden iki misli ışıldadığını da anlamıyor. Kadının elleri şimdi de Emrullah’ın başını avuçlarına alıyor. “Türk adam, hep yakışıklı.” Dolaba koşup çantasından üç adet iki yüzlük çıkarıyor. Yeniden Emrullah’a...
...yah sabahlığının kaygan kumaşı içinde adeta sarhoş oluyorum. O benden daha sarhoş. Kadının ellerini yakalayıp avuçlarının içinde sıkıyor. Öpüyor, öpüyor. Aşkla öpüyor. Özlemle öpüyor. “Sen yokken hiç yaşamadım, biliyor musun,” diyo...
...ece.” “Yani?..” “Önce trene binmen gerek.” “Tamam bindim, ne olacak şimdi?” Umursamaz görünmeye uğraşıyordum. Avuçlarım ter içinde kalmıştı. Üstelik sıcaktan değildi. “Şimdi, tren uzun ve karanlık bir tünele girecek. Ama sen önün...
...imdi bunun sırası değildi. Son bir çabayla rüzgârla eteğin arasındaki kavgayı ayırmaya çalışan ellerini aldım avuçlarımın içine, yoğun uğultuya karşı koyarak; ‘’Hiç sesini duymadım, böyle gitme, bir şey söyle!’’ dedim. Sürmeli kirp...
...mdayken içim geçiyor. Bir ara uyku ile uyanıklık arasında gidip geldiğimi hatırlıyorum. Zehra’nın elleri hâlâ avuçlarımın içinde. “Anne” diyor, “Babamın elleri diken gibi. Niye böyle ki?” dikenli ellerimi Zehra’nın ellerinden ayırı...
...mtini arıyordu. Her bulduğunda canı yanıyor, hızla uzaklaşmaya çalışırken tozu dumana katıyordu. Bir şeylerin avuçlarının arasından kayıp gittiğini hissettiğinden, eşinin tüm itirazlarına rağmen elindeki son dala sıkı sıkıya sarılm...
...an çekilmişti nefesinden. O çoktan kurutmuştu yeşermiş kelimeleri. Kemikleri belirginleşmiş vücudu sonbaharın avuçlarında kışı bekleyen sararmış otlar gibiydi artık. Kardelenler gibi başını kaldırma zamanı çoktan geçmişti. İnsanlar...