...abamın beni bırakmasını fırsat bilip o odaya girdim. Yavaş bir ritimle sallanıyordu. Yere düşmüş kâğıdı aldım avuçlarıma. Buruşmuştu. Babamın ellerinde. Yazdığı onca satırda sadece bana olan sevgisinden bahsetmişti. Nefretle dahi...
“avuçlarım” sözcüğü
4 yazıda 5 geçiş bulundu.
avuçlarım, avuçlarıma, avuçlarımda, avuçlarımdaki, avuçlarımla, avuçlarımı, avuçlarımın, avuçlarımız... eşleşmeleri dahil edildi.
...etliyle anlıyorum bu lafın masal olduğunu. Elektrik çarpmışlığındayım. Bir adım geri gidiyorum ister istemez. Avuçlarıma yuvalanmış tırnaklarım yerlerini iyice sabitliyor. Göz gözeyiz. Onunkiler ne kadar yerindeyse benimkiler o ka...
...linmez bir zamanda sırtlanıyorum acı bir kavuşmayı, Dudaklarımın arasında. Kuş çırpınıyor da, konmak bilmiyor avuçlarımıza. Bilmekten korkan çocuklarız Nazenin, Geceye deli. Gece her şey kadar gece, Yahut her şeyi veriyoruz gecenin...
...bi. Sahi hiç konuşmadık gözlerinden; düşmeliydim ufkuna tam da kirpiklerinden… Üşüyorum kim bilir kaçıncı kez avuçlarım dolmadan, kim bilir kaç tavşan öldü havuçları olmadan. Düşüyorum gözlerinden, dağılacak parçalarım dört bir y...
...asada yazacak en güzel şiirlerini. Çocuklar ağlamasın, üzülmesinler diye bir olacak yürekler. Maviler düşecek avuçlarıma ve onlardan kelimeler dökeceğim yazılarıma… Yazan: Canan Tümen Sayı: 37
...lduğumu bileyim. Dök ki hâlâ oralarda bir yerde beni sevdiğini bileyim... Ve boşaldı. Gözyaşları bir zamanlar avuçlarımın içinden asla ayırmadığım yanaklarının üzerinden akarak hafif kıvrık dudaklarına aktı. O an içim rahatladığı i...
...a’nın ellerini. Yol boyunca soğuktan yanmış, kıpkırmızı olmuşlardı ve muhtemelen sızısı canını çok yakıyordu. Avuçlarımın içine aldım ufacık ellerini. Ovdum bir süre. Sonra ayakkabılarına takıldı gözüm. Kardan sırılsıklam olmuşlard...
...ece.” “Yani?..” “Önce trene binmen gerek.” “Tamam bindim, ne olacak şimdi?” Umursamaz görünmeye uğraşıyordum. Avuçlarım ter içinde kalmıştı. Üstelik sıcaktan değildi. “Şimdi, tren uzun ve karanlık bir tünele girecek. Ama sen önün...
...imdi bunun sırası değildi. Son bir çabayla rüzgârla eteğin arasındaki kavgayı ayırmaya çalışan ellerini aldım avuçlarımın içine, yoğun uğultuya karşı koyarak; ‘’Hiç sesini duymadım, böyle gitme, bir şey söyle!’’ dedim. Sürmeli kirp...
...mdayken içim geçiyor. Bir ara uyku ile uyanıklık arasında gidip geldiğimi hatırlıyorum. Zehra’nın elleri hâlâ avuçlarımın içinde. “Anne” diyor, “Babamın elleri diken gibi. Niye böyle ki?” dikenli ellerimi Zehra’nın ellerinden ayırı...