...büküp, “Ama hiç benzemiyorum babama!” dedim kadere isyan eder gibi. Hâlâ çocuk olduğumu ispatlamıştım karımın avuçlarında. “Yanılıyorsun hayatım. O kadar çok benziyorsun ki ona... Sadece benzememeye çalışıyorsun. Hepsi bu…” dedi. O...
“avuçların” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
avuçların, avuçlarına, avuçlarında, avuçlarındaki, avuçlarından, avuçlarını, avuçlarının, avuçlarınızda... eşleşmeleri dahil edildi.
...dı. Tüyleri dökülmüş kırmızı halının üstüne fırlatıp atılanlara bakakaldı. Sıktığı iki yumruğu, tırnaklarının avuçlarına batmasına neden olsa da acı hissetmedi. - Bunları bir daha görmek istemiyorum. Geldiğimizde doğru çöpe! Gözle...
...ndaki kadındı ağıt yakan ihtiyar. Ağıt aynı ağıt. Koştu, yanına gitti; dizlerinin üstüne oturdu, yaşlı elleri avuçlarının arasına aldı. “Sen… Rüyama girdin. Sen o kadınsın,” dedi kekeleyerek. Kelimeler boğazında düğümlendi Yaşlı ka...
...yere koydu. Ellerine baktı. Yaşamın alnında derinleştirdiği çizgiler gibi, bavulun sapı da izler oluşturmuştu avuçlarında. “Tren hemen gelmese, biraz daha kalsam, geriye dönsem, birisi adımı söyleyip beni çağırsa, ‘Gitme!’ dese.” d...
...rmuyor. Can eriklerinin neden iki misli ışıldadığını da anlamıyor. Kadının elleri şimdi de Emrullah’ın başını avuçlarına alıyor. “Türk adam, hep yakışıklı.” Dolaba koşup çantasından üç adet iki yüzlük çıkarıyor. Yeniden Emrullah’a...
...olun sol tarafına bakıyordu. O birkaç adımda dans eder gibi minik ve seri hareket ediyor, siyah yün eldivenli avuçlarını ağzına götürüp duruyordu. Dakikalar sonra baktığı yönden bir araç göründü. Donacağımı hissettiğim vakit görün...
...yah sabahlığının kaygan kumaşı içinde adeta sarhoş oluyorum. O benden daha sarhoş. Kadının ellerini yakalayıp avuçlarının içinde sıkıyor. Öpüyor, öpüyor. Aşkla öpüyor. Özlemle öpüyor. “Sen yokken hiç yaşamadım, biliyor musun,” diyo...
...mtini arıyordu. Her bulduğunda canı yanıyor, hızla uzaklaşmaya çalışırken tozu dumana katıyordu. Bir şeylerin avuçlarının arasından kayıp gittiğini hissettiğinden, eşinin tüm itirazlarına rağmen elindeki son dala sıkı sıkıya sarılm...
...an çekilmişti nefesinden. O çoktan kurutmuştu yeşermiş kelimeleri. Kemikleri belirginleşmiş vücudu sonbaharın avuçlarında kışı bekleyen sararmış otlar gibiydi artık. Kardelenler gibi başını kaldırma zamanı çoktan geçmişti. İnsanlar...
...rak etmiştim. Çocuğu karşısında gören babam kollarını iki yana açmış bir şekilde çocuğa doğru koştu, kafasını avuçlarının arasına alarak bir süre bekledi. Bu şekilde çocuğun yanaklarını ısıtmaya çalıştığı anlaşılıyordu. Daha sonra...